Bir öğretmenin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan acı olay, çocuklarda biriken öfke ve aile içi iletişimin önemini yeniden gündeme getirdi. Bu köşe yazısında; çocukların davranışlarının arkasındaki duygusal nedenler, ailede başlayan eğitimin rolü ve sevgi ile saygının çocukların karakter gelişimindeki belirleyici etkisi ele alınıyor. Eğitim sadece okulda değil, evde başlayan bir süreçtir ve yarının insanını yetiştirmek toplumun ortak sorumluluğudur.
Çok üzülerek kaleme alıyorum bu satırları.
Bir öğretmenimizi kaybettik…
Bir eğitim yuvası yas tuttu.
Başımız sağ olsun.
Dilerim hiçbir okul, hiçbir aile böyle bir acıyla bir daha sınanmaz.
Düşünüyorum da evde yükselen her sert ses, çocuğun kalbinde bir yerde yankı buluyor. Çünkü eğitim aslında okul kapısından değil, evin kapısından başlıyor. Şiddetin dili çoğu zaman fark edilmeden çocuğun diline dönüşüyor.
Sürekli eleştirilen, kıyaslanan,
“Neden o değil de sen?” sözleriyle büyüyen bir çocuk; zamanla kendini savunmayı değil, saldırmayı öğreniyor.
Unutmayalım; sevgiye doymayan çocukta bir yoksunluk başlar.
Anlaşılmayan, dinlenmeyen, duygusu küçümsenen çocuk okulda susmaz. Dikkat çekmek için bağırır, öfkeyle var olur, bir arkadaşını kolayca “düşman” ilan eder. Çünkü içinde biriken duygunun başka bir çıkışı yoktur.
Biz çoğu davranışı “gelir geçer” sanıyoruz.
Oysa kişiliğin temelleri özellikle ilk yıllarda, dokuz–on yaşına kadar büyük ölçüde şekillenir.
O yıllarda verilen her mesaj, konulan her sınır, gösterilen her şefkat; çocuğun karakterine yerleşen birer tuğla gibidir.
Lütfen öfkeyi normalleştirmeyelim.
Lütfen saygısızlığı görmezden gelmeyelim.
Çocuğu her koşulda savunmak yerine doğruyu öğretelim. Çünkü öğretmen de aile de aynı tarafın insanıdır: çocuğun tarafının.
Unutmayalım; eğitim aslında çocuğumuzun doğduğu gün başlamaz, çok daha önce başlar.
Anne karnındaki huzurdan, evdeki kelimelerin tonundan, birbirimize gösterdiğimiz saygıdan başlar ve oradan beslenir.
Dünyaya sadece çocuk getirmiyoruz.
Yarının insanını yetiştiriyoruz.
Geleneğin değil sevginin,
öfkenin değil merhametin çoğaldığı bir dünya için…
Başımız sağ olsun.