Bilecik İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkanı ve Anestezi-Reanimasyon Uzmanı Uzm. Dr. Nurşen Gürsoy, sonbahar mevsiminde artan yağışlarla birlikte doğada yetişen mantarların tüketiminin yaygınlaştığını ve buna bağlı olarak mantar zehirlenmesi vakalarının sıklaştığını açıkladı.
Mantarların zehirliliği dış görünüşle anlaşılamıyor
Gürsoy, doğadan toplanan mantarların zehirli olup olmadığının sadece dış görünüşü, rengi, kokusu veya yetiştiği yer dikkate alınarak belirlenemeyeceğini ifade etti. Zehirli mantarların tüketilmesinin karaciğer ve böbrek yetmezliği gibi ağır sağlık problemlerine, hatta ölüme yol açabileceğini söyledi.
Korunma yöntemleri ve belirtiler
Mantar zehirlenmelerinden korunmak için doğadan toplanan mantarların yenilmemesi gerektiğini belirten Gürsoy, bunun yerine güvenilir satış noktalarından alınan, ambalajlı ve denetimli kültür mantarlarının tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca mantarların pişirilmesi, kaynatılması, kurutulması ya da sirkeli suda bekletilmesinin zehirli mantarları güvenli hale getirmediğini kaydetti.
Gürsoy, mantarların böcekler veya diğer hayvanlar tarafından yenmesinin insanların tüketimi için güvenli olduğu anlamına gelmediğini belirtti. Mantar tüketiminden sonra bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal ve baş dönmesi gibi belirtiler görülürse vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınması gerektiğini söyledi. Bazı mantar zehirlenmelerinde belirtilerin 6 ila 24 saat veya daha geç ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.
Zehirlenme şüphesi durumunda kişinin kendi kendine kusturulmaması, sağlık personelinin önerisi olmadan ilaç veya ev yapımı karışımlar kullanılmaması gerektiğini ifade eden Gürsoy, erken tıbbi müdahalenin hayat kurtardığını belirtti. Belirtilerin geç ortaya çıkmasının zehirlenmenin hafif olduğu anlamına gelmediğini sözlerine ekledi.




