Sonbahar aylarında enfeksiyonların erken görülmesiyle bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi büyük önem kazandı. Acıbadem Fulya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cihadiye Elif Öztürk, bağışıklık desteğinin tek bir mucizevi besin veya takviyeye bağlı olmadığını, bilimsel olarak kanıtlanmış bütünsel yaşam tarzı değişikliklerine dayanması gerektiğini belirtti.
Bağırsak Sağlığı ve Probiyotiklerin Önemi
Prof. Dr. Öztürk, bağışıklık hücrelerinin yaklaşık yüzde 70'inin bağırsaklarda yer aldığını vurguladı. Düzenli probiyotik ve prebiyotik tüketiminin, yararlı bakterileri destekleyerek doğal koruma sağladığını ve üst solunum yolu enfeksiyonlarının süresini ile şiddetini azalttığını ifade etti. Ev yapımı yoğurt, kefir, turşu, şıra, soğan, sarımsak, pırasa, muz, lahanagiller ve pancar gibi besinlerin tüketilmesi önerildi. Ancak risk grubundaki kişilerin bu besinleri doktor kontrolünde tüketmesi gerektiği belirtildi.
Vitamin ve Mineral Takviyelerinde Dikkat
D vitamini, C vitamini, çinko, demir ve B grubu vitaminlerin bağışıklık için önemli olduğunu aktaran Prof. Dr. Öztürk, bu takviyelerin herkes için aynı dozda verilmemesi gerektiğini söyledi. Özellikle D vitamini düzeylerinin hekim tarafından değerlendirilmesi ve eksiklik varsa uygun desteğin planlanmasının önemine dikkat çekti. Dengeli beslenmenin de vücudun vitamin ve mineral ihtiyacını karşılamaya yardımcı olduğu belirtildi.
Uyku, Fiziksel Aktivite ve Sıvı Tüketimi
Yetersiz ve kalitesiz uykunun bağışıklığı olumsuz etkilediğini, 7-9 saat kaliteli uykunun özellikle gece 23:00-04:00 saatleri arasında alınmasının önemli olduğunu kaydeden uzman, düzenli fiziksel aktivitenin de bağışıklık sistemini desteklediğini vurguladı. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılması önerildi. Ayrıca, soğuk havalarda burun ve boğaz mukozasının kurumasının virüslerin tutunmasını kolaylaştırdığına işaret edilerek, susama hissi azalsa bile gün boyunca yeterli miktarda su içilmesi gerektiği belirtildi.
Güneş Işığı ve D Vitamini Üretimi
Sonbahar ve kış aylarında ülkemizin enleminden dolayı UV-B ışınlarının D vitamini üretimi için yeterli olmadığını açıklayan Prof. Dr. Öztürk, bu dönemde güneş ışığının melatonin hormonunun sentezinde rol oynadığını ifade etti. D vitamini takviyelerinin doktor kontrolünde ve kişiye uygun dozda alınmasının önemine dikkat çekti. Gelişigüzel ve yüksek dozda vitamin kullanmanın sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısı yapıldı.




