İstanbul'da Mayıs Ayında Hava Kirliliği Yüzde 8 Azaldı: En Kirli ve Temiz İlçeler Belirlendi
İstanbul'da Mayıs Ayında Hava Kirliliği Yüzde 8 Azaldı: En Kirli ve Temiz İlçeler Belirlendi
İçeriği Görüntüle
Lezzet sadece ağızda oluşan bir his değil, aynı zamanda bir hafızadır. Toplum olarak bu hafızayı yavaş yavaş kaybettiğimiz düşünülüyor. Gerçek bir gurme, tabağı oluşturan her parçayı ayrı ayrı değerlendirebilir; domatesin kalitesini, zeytinyağının karakterini, peynirin olgunluğunu ve baharatın gücünü ayırt eder. Çünkü iyi yemek, kaliteli malzemeyle başlar.

Damak tadı referanslarla gelişir. Dalından koparıldıktan hemen sonra yenmiş kayısının aromasını bilen biri, uzun süre depolanan meyvenin farkını anlar. Gerçek peynirle tanışan damak, sadece tuzlu olanla karakter sahibi olan arasındaki farkı ayırt edebilir. Ancak günümüzde mevsimlerin tadı yerini yıl boyunca ulaşılabilen ürünlere bıraktı. Görünürde bolluk olsa da lezzet giderek silikleşiyor.

İyi ürüne erişimin azalması ortalama kalitenin normalleşmesine neden oluyor. Tat ve koku açısından zayıf domateslere alışıyoruz, aromasız zeytinyağlarını sorgulamıyoruz. Zamanla eksik olanı değil, alıştığımızı doğru sanmaya başlıyoruz. Bu durum damak körleşmesi olarak adlandırılıyor; lezzetin yokluğunu fark edememek anlamına geliyor.

Bugün birçok ürün geçmiştekilere göre daha parlak ve standart görünüyor ancak çoğu zaman daha az tat ve koku sunuyor. Görsellik artarken ürünlerin karakteri kayboluyor.

Kaynak: RSS