Kayseri'de 3,7 Kiloluk Tümör Başarıyla Alındı, Hasta Yürümeye Başladı
Kayseri'de 3,7 Kiloluk Tümör Başarıyla Alındı, Hasta Yürümeye Başladı
İçeriği Görüntüle
Kolon kanseri, özellikle beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıklarındaki değişiklikler nedeniyle son yıllarda daha sık görülmeye başlandı. Dünya genelinde en sık tanı alan üçüncü kanser türü olan kolon kanseri, kansere bağlı ölümlerde ikinci sırada yer alıyor. Ülkemizde ve dünyada 45 yaş altı kolon kanseri vakalarının sayısında artış gözlemleniyor. Ancak teşhis ve tedavi yöntemlerindeki ilerlemeler, hastaların yaşam kalitesi ve süresinin artırılmasına olanak sağlıyor.

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Halit Karaca, kolon kanserinin toplumdaki vakalarının yüzde 70'inin öngörülemez şekilde ortaya çıktığını belirtti. Kalıtsal genetik mutasyonlar ise vakaların yüzde 3-5'ini oluşturuyor. Hastaların yaklaşık yüzde 20-25'inde güçlü aile öyküsü bulunuyor. Ayrıca, aşırı alkol tüketimi, sigara kullanımı, obezite, işlenmiş gıdalar, insülin direnci, aşırı radyasyon maruziyeti ve bağışıklık sisteminin baskılanması gibi faktörlerin kolon kanseri riskini artırdığı ifade edildi.

Kolon kanserinde erken teşhis için kolonoskopi ve diğer tarama yöntemleri büyük önem taşıyor. Tedavi sürecinde cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve hedefe yönelik tedaviler kullanılıyor. Doç. Dr. Karaca, ameliyat sonrası adjuvan kemoterapinin kanserin tekrarlama riskini azaltmada etkili olduğunu ve genellikle ameliyattan sonraki 8 hafta içinde başlanmasının önerildiğini vurguladı.

Kaynak: RSS