Dr. Düzci, mide fıtığının tıbbi adıyla hiatal herninin, midenin diyaframdaki açıklıktan göğüs boşluğuna doğru yer değiştirmesiyle oluştuğunu söyledi. Diyaframın göğüs ve karın boşluğunu ayıran kas yapısında bir bariyer olduğunu ifade eden Düzci, bu bölgedeki gevşekliğin mide asidinin yemek borusuna kaçmasına yol açtığını açıkladı. Bazı reflülerin geçici olduğunu ancak mide fıtığına bağlı reflünün kalıcı ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir durum olduğunu vurguladı.
Mide fıtığı olan hastalarda en sık görülen belirtiler arasında yemek sonrası göğüste yanma, ağza acı ve ekşi su gelmesi, gece yastığa sıvı kaçması ve ağız kokusunun yer aldığını belirten Dr. Düzci, bazı hastaların göğüs ağrısı nedeniyle kardiyolojiye başvurup mide fıtığı tanısı aldığını söyledi. Toplumda yaklaşık her beş kişiden birinde mide fıtığı bulunduğunu, reflü şikayetlerinin ise neredeyse her iki kişiden birinde görüldüğünü aktardı.
Tedavi sürecinde öncelikle ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişikliklerinin önemli olduğunu dile getiren Dr. Düzci, hastalara yatmadan en az iki saat önce yemek yememeleri, yastık sayısını artırmaları, asitli ve gazlı içeceklerden kaçınmaları gibi önerilerde bulunduklarını söyledi. İlaç ve yaşam tarzı değişikliklerine rağmen şikayetleri devam eden hastalarda cerrahi müdahalenin gündeme geldiğini belirten Düzci, cerrahi tedavilerle hastaların büyük çoğunluğunda şikayetlerin tamamen ortadan kalktığını ifade etti.
Kaynak: RSS





