Bir işçi, yıllarca aynı firmada güvenlik görevlisinden direktörlüğe kadar yükseldiği halde, işverenin hakaret ve küfürlü davranışları nedeniyle çalışma koşullarının dayanılmaz hale gelmesi üzerine hukuki yola başvurdu. Yargıtay'ın gündemine gelen dosya, işverenin tutumlarının iş ilişkisini nasıl etkilediğini ortaya koydu.

Milli maçta Mbappe'den Arda Güler'e konsantrasyon bozucu hareket
Milli maçta Mbappe'den Arda Güler'e konsantrasyon bozucu hareket
İçeriği Görüntüle

İşçinin çalışma süreci ve yaşadığı zorluklar

1998 yılında işe başlayan işçi, önce güvenlik personeli olarak çalıştı. Ardından güvenlik şefi, güvenlik müdürü ve idari işler müdürü görevlerinden sonra son iki yılda direktör unvanını aldı. Alışveriş merkezlerinde güvenlik, temizlik, tadilat ve onarım işleriyle ilgilendi ve günde üç farklı merkezi denetledi. Uzun mesailer, bayram ve seyran günlerinde bile aralıksız çalışma ve hak edilen izinlerin verilmemesi gibi koşullarla karşılaştı. Çalışma temposu gece yarılarına kadar sürdü.

İşverenin tutumu ve açılan dava

İşçinin asıl şikayeti, maddi konuların ötesinde, işverenin ağır hakaretleri ve toplum içinde küçük düşürmeye yönelik davranışları oldu. Bu nedenle işçi, haklı nedenle iş sözleşmesini feshetti ve kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının yanı sıra maruz kaldığı hakaretler için manevi tazminat talebiyle dava açtı. İşveren ise suçlamaları reddetti, zaman aşımı itirazında bulundu ve davanın reddini istedi.

Kaynak: RSS HABER