Ankara’da Araç Muayenesinde Dehşet: Polis Memuru Şehit Oldu
Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde geçtiğimiz günlerde meydana gelen üzücü olay, emniyet teşkilatını ve kamuoyunu yasa boğdu. Şahsi aracını rutin kontrol için TÜVTÜRK muayene istasyonuna götüren polis memuru Melih Okan Keskin, istasyon çalışanlarıyla yaşadığı tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılarak yoğun bakıma alınan Keskin, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Tartışma "Stop Lambası" Yüzünden Çıktı Edinilen bilgilere göre olay, 2 Şubat’ta Yenimahalle’deki bir araç muayene istasyonunda yaşandı. Polis memuru Melih Okan Keskin, muayene işlemleri sırasında aracının stop lambasının yanmadığı gerekçesiyle görevlilerle görüşmeye başladı. İddiaya göre, kusurlu bulunan araçla ilgili başlayan sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek fiziksel saldırıya dönüştü. İstasyon çalışanları tarafından darbedilen Keskin, aldığı darbelerle ağır yaralanarak yere yığıldı.
Hukuki Süreç Başlatıldı: Bir Tutuklama Olayın ardından bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri tarafından Gazi Hastanesi’ne kaldırılan Keskin, burada üç gün boyunca yoğun bakım ünitesinde yaşam mücadelesi verdi. Ancak dün gelen acı haberle, genç polis memurunun hayatını kaybettiği bildirildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, olaya karıştığı tespit edilen istasyon çalışanları Y.K. ve S.A. emniyet güçlerince gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Y.K. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, S.A. "kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet verme" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Son Yolculuğuna Uğurlanacak Hayatını kaybeden polis memuru Melih Okan Keskin’in cenazesinin, düzenlenecek resmi törenin ardından Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verilmesi bekleniyor. Ailesi ve meslektaşları büyük üzüntü yaşarken, olayla ilgili adli sürecin titizlikle devam ettiği vurgulandı.
EDİTÖR YORUMU:
"Basit bir teknik aksaklığın ve prosedür tartışmasının, bir insanın hayatına mal olacak kadar şiddete evrilmesi toplumdaki öfke kontrolü sorununu bir kez daha gözler önüne seriyor. Görevi kamu güvenliğini sağlamak olan bir emniyet mensubunun, sivil hayatında böyle bir zorbalığa maruz kalması oldukça düşündürücü. Adli sürecin, bu tür şiddet olaylarının cezasız kalmayacağını gösterecek şekilde sonuçlanması toplum vicdanı açısından kritik önem taşıyor."
