Fenomen eksper Ferdi Gökçe, Türkiye’nin konuştuğu o sarı Corvette operasyonunun bilinmeyenlerini haber.tr Genel Yayın Yönetmeni Abdülkadir Şeker’e anlattı.
İstanbul merkezli 65 milyon TL’lik lüks araç operasyonunda adı geçen fenomen eksper Ferdi Gökçe, sessizliğini haber.tr için bozdu. Medyadaki “gözaltı” ve “kaçakçılık” iddialarına belgelerle yanıt veren Gökçe, “Aracı polise bizzat ben teslim ettim, asıl usulsüzlüğü yapanlar hakkında suç duyurusunda bulundum” dedi.
Geçtiğimiz günlerde kamuoyuna “lüks araç kaçakçılığı operasyonu” olarak yansıyan ve aralarında fenomen isimlerin de bulunduğu iddia edilen dosyanın perde arkasından bambaşka bir hikaye çıktı. Özellikle sarı bir Chevrolet Corvette üzerinden hedef tahtasına oturtulan Yamanlar Ekspertiz’in sahibi Ferdi Gökçe, hakkında çıkan iddialara karşı ilk kez kapsamlı açıklamalarda bulundu.
Haber merkezimiz, tarafsız yayıncılık ilkeleri gereği iddiaların odağındaki isme mikrofon uzattı. Genel Yayın Yönetmenimiz Abdülkadir Şeker’in sorularını yanıtlayan Ferdi Gökçe; ne gözaltına alındığını ne de kaçakçılıkla bir ilgisi bulunduğunu, aksine “nitelikli bir dolandırıcılık sarmalının içine itildiğini” ifade etti.

Özel Röportaj
Abdülkadir ŞEKER sordu, Ferdi GÖKÇE yanıtladı!
Editör Notu: Haber.tr olarak tarafsız habercilik anlayışımız gereği, kamuoyunda yankı uyandıran her iddiayı muhatabına sorma hakkımızı kullanıyoruz. Aşağıdaki röportaj, hiçbir editöryal müdahale yapılmadan, Ferdi Gökçe’nin kendi ifadeleriyle yayınlanmaktadır. Hakaret içermeyen tüm yorumlarınıza köşemiz açıktır.
Abdülkadir ŞEKER: Ferdi Bey, medyada “operasyonla yakalandı” gibi bir algı oluşturulsa da aslında bu usulsüzlüğü fark edip aracı emniyete bizzat sizin teslim ettiğiniz, olayı sizin ihbar ettiğiniz söyleniyor. Bu süreci, yani şüphelerinizin başladığı andan polise gidişinize kadar geçen süreyi en başından anlatır mısınız?
Ferdi Gökçe: Hayır süreci ben başlatmadım. Kendisi de fenomen olan eski bir arkadaşım vesilesi ile aracı görmeden satın aldım. Birkaç defa franchise bayilerimizin açılışlarına aracı götürmek dışında pek kullanmadım. Satın aldıktan birkaç ay sonra emniyetteki memur arkadaşların araç hakkında soruşturma olduğunu söylemesi üzerine aracı bizzat kendim teslim ettim. Göz altına alınma gibi bir durumum da söz konusu olmadı. Sonrasında soruşturma dosyasını incelediğimizde, araç eski sahiplerindeyken aracın gümrük kayıtları ve dolayısıyla ruhsatında usulsüzlük olduğunu öğrendik. Durumu öğrenir öğrenmez zaten avukatlarımız aracın eski sahibi olan ve usulsüzlükleri yaptığı tespit edilen şahıs hakkında hukuki süreci başlattılar. Ayrıca yine bu şahıs hakkında savcılığa suç duyurusunda da bulunduk. Hukuki süreçler devam ediyor.
Abdülkadir ŞEKER: Söz konusu sarı Chevrolet Corvette aracı satın alırken hangi kanalları kullandınız? Aracın geçmişini bir eksper titizliğiyle incelediğinizde size sunulan belgelerde o an bir usulsüzlük göze çarpmış mıydı?
Ferdi Gökçe: Satış usulüne uygun şekilde noter kanalıyla oldu, ödemeyi de banka kanalıyla yaptık. Araç başka şehirden satın alındığı için aracı güvenilir bir arkadaşa incelettim, aracın fiziki bir sıkıntısı yoktu. Noterde de aracın satışına engel bir durum olmadığı için gümrük ya da hukuki kayıtlarında bir usulsüzlük olacağını düşünmedim.
Abdülkadir ŞEKER: Aracın piyasada “vergisiz/kaçak” bir şekilde yurda sokulduğu iddia ediliyor. Bir otomobil otoritesi olarak; bu araçların evrakları nasıl bu kadar kusursuz hazırlanıyor ki sizin gibi bir uzman bile satın alma aşamasında durumu fark edemiyor?
Ferdi Gökçe: İkinci el araç alım satımlarında araçların fiziki durumu kontrol edilir, bu fiziki durumlarının ruhsat ve muayene kayıtları ile örtüşüp örtüşmediği teyit edilir. Ancak gümrük ve noterler birliği gibi kurumların verilerinin doğruluğunu teyit etme gibi bir imkan yoktur. Dolayısıyla, aracın ruhsatı ve muayene kayıtları haricindeki resmi kayıtlarına uzman dahi olsa yetkisi olmayan herhangi bir vatandaşın erişme imkanı yoktur. Bu kayıtlara ancak denetleme veya soruşturma yetkisi olan gümrük memurları, vergi memurları yahut soruşturma yürüten savcılar erişebilmektedir. Zaten bu araç ile ilgili de soruşturma bir senedir devam etmektedir.
Abdülkadir ŞEKER: Piyasada “ucuz araç peşinde koştu” algısı yaratılmak istense de siz bu araç için 5 milyon 700 bin TL gibi ciddi bir rakam ödediğinizi belirttiniz. Bu ödemeye dair resmi kayıtlar ve satış sözleşmesi elinizde mevcut mu? Mağduriyetinizin maddi boyutu tam olarak nedir?
Ferdi Gökçe: Aracı o dönemin rayicine uygun bir fiyattan satın aldım. Ödeme de resmi kanallarla yapıldı. Aracın noter satış sözleşmesinde tam satış tutarı olarak bu tutar da yazıyor zaten. Elimizdeki bu tüm belgeleri savcılık dosyasına da sunduk. Maddi zararlarımızla ilgili tazminat davalarımızı aracın eski sahibine açtık ancak, çıkan bu haberler sebebiyle bir o kadar da manevi zararım oldu.
Abdülkadir ŞEKER: Türkiye genelinde şubeleri olan Yamanlar Ekspertiz’in sahibi olarak, kendi uzmanlık alanınızda böyle profesyonel bir dolandırıcılık şebekesiyle karşılaşmak size ne hissettirdi? Bu durum mesleki titizliğinizi nasıl etkiledi?
Ferdi Gökçe: Şimdiye kadar mesleğimde araçta fiziki olarak mevcut birçok usulsüzlüğü ortaya çıkararak ve vatandaşları da araç satın almadan önce nelere dikkat etmeleri gerektiği yönünde bilinçlendirmeye fazlasıyla titiz davrandım. Dolayısıyla bundan sonra da aynı titizlikle mesleğime devam edeceğim. Bizler ancak aracın fiziki tetkikini ve ulaşılabilen kayıtları ile uyumunu kontrol ederiz. O resmi kayıtların doğruluğunu değerlendirme gibi bir imkanımız bulunmamaktadır. Dolayısıyla esasen hiçbir yükümlülüğümüz ve erişimimiz olmayan kayıtlar üzerinden, mesleğim öne çıkarılarak adımın ısrarla telaffuz edilmesinin haber değeri oluşturmak amacıyla yapıldığı kanaatinde olmam sebebiyle iyi niyetli bulmuyorum. Ayrıca böyle bir olayda ismimin anılması tahmin edersiniz ki oldukça rahatsız edici. Ancak daha da rahatsız edici olan birçok haber kanalının olayın aslını bana sormadan ezbere bir şekilde ismimi bu olayda geçirmesi oldu. Hatta daha ileri giderek doğrudan kaçakçılık eyleminin benim tarafımdan gerçekleştirildiği veya göz altına alındığım gibi doğrudan beni olayın suçlusu gibi göstermeye çalışan haber kanalları da oldu. Tüm bunları bir arada değerlendirdiğimde haber kanallarının olayı daha ilgi çekici hale getirmek için ismimi bu kadar ön plana çıkarttığını düşünüyorum.
Abdülkadir ŞEKER: Her ay takipçilerinize ve müşterilerinize çekilişle araç hediye eden, sosyal medyada güven inşa etmiş bir isimsiniz. Bu olaydan sonra, hediye edeceğiniz araçların gümrük ve tescil kontrollerinde ekstra bir prosedür uygulama kararı aldınız mı?
Ferdi Gökçe: Bu oldukça yerinde ve güzel bir soru. Biz hediye ettiğimiz araçları doğrudan distribütör, yetkili bayi veya üreticiden satın alıyoruz. Biliyorsunuz hediye ettiğimiz araçlar içerisinde TOGG da çokça bulunuyor. Zaten TOGG Türkiye’de üretildiği için gümrük işlemlerine tabi olmuyor. Ancak ithal araçlarda gümrük işlemleri olduğu için bu tür usulsüzlüklerin olma ihtimali de haliyle bulunuyor. Burada vatandaşlarımıza şöyle bir tavsiyede bulunmakta fayda var: İkinci el araç satın alırken, Türkiye’de distribütörü olan markalara ait araçlar almak bu tür usulsüzlüklerle karşılaşma ihtimalini oldukça azaltır. Çekilişlerimizi her ay ikişer araç olarak düzenli şekilde devam ettirmeyi planlıyoruz. Zaten çekilişle verdiğimiz araçlarımızı az önce ifade ettiğim gibi distribütör, yetkili bayii yahut üreticiden 0 km olarak aldığımız için gümrük prosedürlerinde bir usulsüzlük olacağını düşünmüyoruz.
Abdülkadir ŞEKER: Bazı araçların Interpol üzerinden “çalıntı” kaydı olduğu söyleniyor. Türkiye’de noter satışı ve tescil işlemleri sırasında sistem neden uyarı vermedi? Sizin aldığınız araçla ilgili size sunulan “temiz” kağıtları sahte miydi?
Ferdi Gökçe: Ben aracı satın alırken araç kaydında herhangi bir uyarı çıkmadı. Böyle bir uyarı çıksaydı aracı zaten satın almam mümkün değildi. Böyle bir uyarının neden çıkmadığına dair bir bilgim yok. Zaten hala savcılık soruşturması da tamamlanmış değil. Ayrıca araç ile ilgili bir sorun olduğuna dair bir bilgimiz olmadığı için satıcıdan da ayrıca bir bilgi veya belge talep etmedik.
Abdülkadir ŞEKER: Sizin emniyete gidip aracı teslim etmeniz, diğer 11 lüks araca ulaşılmasında ve şebekenin çökertilmesinde ne kadar etkili oldu? Polisle olan iş birliğiniz operasyonun seyrini nasıl değiştirdi?
Ferdi Gökçe:
Bana emniyet birimlerinden ulaşıldığında, her bilinçli vatandaş gibi savcılığın talimatını yerine getirdim ve üzerime düşeni yaptım. Benden istenilen her türlü bilgi ve belgeyi savcılığa teslim ettim. Akabinde avukatlarım vasıtasıyla ben de bir savcılık şikayetinde bulundum. Dolayısıyla umarım faydalı olabilmişimdir.
Abdülkadir ŞEKER: “Eksper bile dolandırıldıysa biz ne yapalım?” diyen vatandaşa tavsiyeniz nedir? İkinci el lüks veya ithal araç alacak birisi, noter kağıdı ve standart ekspertiz raporu dışında neyi, nereden kontrol etmeli?
Ferdi Gökçe:
Evet bu da güzel bir soru. Tanıdık ve dost işi satışlarda dahi tedbiri elden bırakmasınlar. Ulaşılabilen her türlü kaydı kontrol etmekte fayda var. Az önce de ifade ettiğim gibi Türkiye’de distribütörü olan markaların araçlarını almak bu anlamda nispeten daha güvenilir. Zira araçların yetkili bayi çıkışlı olup olmadığını teyit etmeleri mümkün olacaktır.
Abdülkadir ŞEKER: Son olarak, haber.tr aracılığıyla sizi takip edenlere ve hakkınızda “kaçakçılık” manşetleri atanlara ne söylemek istersiniz? Yamanlar Ekspertiz olarak bu hukuki sürecin sonunda iade-i itibar beklentiniz nedir?
Ferdi Gökçe:
Beni takip eden, tanıyan arkadaşlarım bilirler, benim kimseden gizlim saklım yoktur. Haliyle haberci arkadaşlar gelip bana sorsalardı işin doğrusunu anlatırdım. Bu yüzden hakkımda yapılan gerçek dışı haberlerden dolayı oldukça üzüldüm. Kendisini ekspertiz alanında vatandaşı bilinçlendirmeyi amaçlamış bir usta olarak, uzmanlık alanım olmayan hukuki kayıtlarda yapılan usulsüzlüklerden dolayı sorumluymuşum ya da savcılık makamınca 1 yılı aşkın süredir halen dahi araştırılan bir meseleyi tek başıma fark etmem mümkünmüş gibi haksız olarak üstüme gelinmesi üzücüdür. Dilerim ki bahsi geçen haber kanalları hatalarının farkına vararak bu haberlerle ilgili düzeltme yayınlarlar. Daha önce de dile getirdiğim gibi benim kapım her zaman gazeteci arkadaşlara açıktır ve işin aslını benden dinlemek isterlerse onları da her zaman ağırlamaktan memnuniyet duyarım. Beni takip eden ve tanıyan arkadaşlar zaten işin aslını benden sordular. Biz işimizin başındayız ve yeni projelerimizi hayata geçirmeye devam edeceğiz. Müşterilerimize kaliteli ve güvenilir hizmet vermek için yeni ustalar yetiştirmeye ve yeni bayiler açmaya devam edeceğiz. Aynı zamanda sektörde her daim yenilikçi yaklaşımımızı sürdüreceğiz.
Ferdi Gökçe kimdir?
Ferdi Gökçe, oto ekspertiz sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren ve Yamanlar Oto Ekspertiz markasının kurucusu olarak bilinen bir isimdir. Kurumsal anlatıma göre 25 yılı aşkın deneyimi bulunan Gökçe, Türkiye geneline yayılan geniş bayi ağıyla hizmet veren bir ekspertiz yapılanmasının yönetimini yürütmektedir. Yamanlar Oto Ekspertiz, ikinci el araç alım-satımında kaporta-boya, motor-mekanik, şanzıman ve yol testi gibi çok yönlü kontrollerle raporlama hizmeti sunan kurumsal bir yapı olarak konumlanır. Gökçe, sosyal medyada oto ekspertiz içerikleri, şube açılışları ve kampanya duyurularıyla geniş bir kitleye ulaşmasıyla da tanınır. Son dönemde adının geçtiği lüks araç dosyasına ilişkin iddialara ise haber.tr’ye verdiği röportajla yanıt vererek, kendisini “kaçakçılık” suçlamalarının değil, bir mağduriyetin tarafı olarak gördüğünü ve hukuki süreci takip ettiğini ifade etmiştir.
Haber.tr olarak iddiaların odağındaki isme söz hakkı tanıdık ve kamuoyunun merak ettiği soruları doğrudan yönelttik. Soruşturma sürecine ilişkin resmi makamlarca yapılacak açıklamalar ve dosyadaki gelişmeler oldukça, tarafların beyanlarını ve yeni bilgileri okurlarımızla paylaşmaya devam edeceğiz. Röportajın tamamında Gökçe’nin dikkat çektiği ortak nokta ise net: “Kaçakçı değilim; mağdurum ve şikayetçiyim.” Siz bu iddialar ve açıklamalar hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi, hakaret içermemek kaydıyla yorumlarda paylaşabilirsiniz.