Doç. Dr. Diktaş, hantavirüsün ateş, ishal, bulantı ve kusma gibi belirtilerle başlayabileceğini, ilerleyen süreçte ise ağır solunum problemleri, kanama ve böbrek yetmezliği gibi ciddi tablolara yol açabileceğini ifade etti. Virüsün temel bulaşma yolunun kemirgenler olduğunu ve fare dışkısı, idrarı ile salgılarının ortama karışması sonucu enfekte partiküllerin solunmasıyla hastalığın bulaştığını söyledi. Özellikle garaj, depo, bodrum ve uzun süre kullanılmayan yazlık evlerin riskli alanlar arasında yer aldığını vurguladı.
Temizlik sırasında dikkat edilmesi gerektiğini belirten Diktaş, fare dışkısı bulunan alanların süpürülerek temizlenmemesi gerektiğini, öncelikle dezenfektanla ıslatılıp maske ve eldiven kullanılarak temizlenmesi gerektiğini kaydetti. Ayrıca, hantavirüsün insandan insana bulaş riskinin düşük olduğunu, ancak nadiren bu durumun göz önünde bulundurulması gerektiğini dile getirdi. Virüse karşı özel bir tedavi bulunmadığını belirten Diktaş, erken tanı, hastaların izole edilmesi ve yoğun bakım desteğinin önemine dikkat çekti.
DSÖ, Türkiye'nin yanı sıra Kanada, Danimarka, Almanya, Hollanda, Yeni Zelanda, Saint Kitts ve Nevis, Singapur, İsveç, İsviçre, İngiltere ve ABD gibi ülkeleri de bilgilendirdi.
Kaynak: RSS




