Türkiye'de Alzheimer ve diğer demans türleriyle yaşayan kişi sayısının yaklaşık 700 bin olduğu tahmin ediliyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, nüfusun yaşlanmasıyla bu sayının 2050 yılına kadar 2 ila 2,5 kat artmasının beklendiğini belirtti.
Dünya ve Türkiye'deki Durum
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünya genelinde yaklaşık 57 milyon kişi demansla mücadele ediyor ve her yıl yaklaşık 10 milyon yeni vaka ortaya çıkıyor. Alzheimer hastalığı ise demans vakalarının yüzde 60-70'ini oluşturuyor. Türkiye'de 65 yaş üstü nüfus oranının 2050 yılında yüzde 23'e ulaşması bekleniyor.
Alzheimer Hastalığının Özellikleri ve Risk Faktörleri
Alzheimer, beyindeki sinir hücrelerinin ilerleyici hasar görmesi ve ölmesiyle ortaya çıkan nörodejeneratif bir hastalık olarak tanımlanıyor. Hastalık; bellek, düşünme, dil, yargı ve günlük yaşam becerilerinde bozulmalara yol açıyor. Genellikle 65 yaş üstünde görülse de daha genç yaşlarda da ortaya çıkabiliyor. Hastalığın kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, beyinde beta-amiloid plaklar ve tau proteinlerinin birikimi sinir hücrelerinin zarar görmesine neden oluyor.
Yaş, hastalık için en güçlü risk faktörü olarak öne çıkarken, aile öyküsü ve bazı genetik faktörler de riski artırabiliyor. Yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, obezite, kalp-damar hastalıkları, fiziksel hareketsizlik, sigara, aşırı alkol kullanımı, sosyal izolasyon, işitme kaybı, kafa travmaları ve hava kirliliği gibi faktörler de hastalığın gelişiminde rol oynuyor.
Erken Tanı ve Önleme Önerileri
Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, unutkanlık, kelime bulma güçlüğü veya davranış değişiklikleri fark edildiğinde vakit kaybetmeden nöroloji uzmanına başvurulması gerektiğini vurguladı. Erken dönemde başlanacak destek ve tedavilerin hastalığın ilerleyişini yavaşlatabileceğini ve yaşam kalitesini artırabileceğini ifade etti.
Alzheimer'ı kesin olarak önlemenin mümkün olmadığını ancak risk faktörlerinin kontrol altına alınması ve yaşam tarzı değişiklikleriyle hastalığın ortaya çıkışının geciktirilebileceğini belirten Gömceli, haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapılmasını, Akdeniz veya DASH tipi beslenme düzeninin benimsenmesini, tansiyon, kan şekeri ve kolesterolün kontrol altında tutulmasını, sosyal ve zihinsel aktivitelerin sürdürülmesini, işitme ve görme sorunlarının ihmal edilmemesini, sigara ve aşırı alkolden uzak durulmasını, kaliteli uyku ve stres yönetimine dikkat edilmesini ve kafa travmalarından korunulmasını önerdi.




