Meme kanseri, kadınlarda en yaygın görülen kanser türlerinden biri olarak 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında uzmanlarca ele alındı. Cerrahi Onkoloji Kliniği'nden Op. Dr. Fuat Şentürk, hastalığın belirtileri, risk faktörleri, tanı ve tedavi yöntemlerine ilişkin önemli bilgiler paylaştı.

Toyota'nın Ekim 2026 sıfır araç kampanyasında 450 bin TL'ye varan indirim
Toyota'nın Ekim 2026 sıfır araç kampanyasında 450 bin TL'ye varan indirim
İçeriği Görüntüle

Meme Kanserinin Risk Faktörleri ve Belirtileri

Meme dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu gelişen meme kanserinin erken evrede teşhis edilmesi halinde tedavi başarısının yüksek olduğunu belirten Dr. Şentürk, 'Dünyada ve Türkiye'de kadınlarda en sık rastlanan kanser türü meme kanseridir. Her 8 kadından biri bu hastalık açısından risk altındadır. Erkeklerde nadiren görülse de risk faktörlerinin bilinmesi, erken belirtilerin tanınması ve zamanında doktora başvurulması hastalığın seyrini etkileyen temel unsurlardır' dedi.

Hastalığın ortaya çıkmasında genetik, hormonal ve çevresel etkenlerin birlikte rol oynadığını vurgulayan Şentürk, ileri yaş, ailede kanser geçmişi, erken adet görme, geç menopoz, doğum yapmamış olmak, uzun süreli hormon kullanımı, obezite ve hareketsiz yaşamın başlıca risk unsurları olduğunu kaydetti.

Erken evrede meme kanserinin belirtiler göstermeyebileceğine dikkat çeken uzman, sık görülen şikayetleri ise şöyle sıraladı: 'Memede veya koltuk altında ağrısız sert kitle, memede şekil veya boyut değişiklikleri, ciltte kızarıklık, çöküntü ya da portakal kabuğu görünümü, meme başında içe çekilme, özellikle kanlı akıntı ve iyileşmeyen yaralar.' Kitlelerin genellikle meme dokusunun yoğun olduğu üst dış bölgede, koltuk altına yakın alanlarda ortaya çıktığını belirten Dr. Şentürk, 'Kitleler sert, düzensiz sınırlı ve ağrısızdır. Bazı durumlarda kitle hissedilmeden sadece cilt ya da meme başındaki değişikliklerle hastalık kendini gösterebilir' ifadelerini kullandı.

Teşhis ve Tedavi Süreci

Tanının klinik muayene, mamografi, meme ultrasonu, meme MR'ı ve kesin tanı için biyopsi ile konulduğunu anlatan Op. Dr. Şentürk, kendi kendine meme muayenesinin önemine de değindi: 'Kendi kendine muayene tek başına tanı koydurmaz ancak kişinin kendi meme dokusunu tanıması ve olağan dışı değişiklikleri erken fark etmesi açısından kritik bir adımdır. Ayna karşısında simetri kontrolü, sırtüstü yatarken doku ve koltuk altı muayenesi ile meme başı akıntısının değerlendirilmesi düzenli yapılmalıdır.'

Meme kanseri tedavisinin hastalığın evresi ve hastanın genel durumuna göre planlandığını belirten Dr. Şentürk, cerrahi müdahale, radyoterapi, kemoterapi, hormon tedavisi ve hedefe yönelik akıllı ilaç uygulamalarının başarıyla uygulandığını ifade etti.

Korunma ve Farkındalık Çağrısı

Hastalığın önlenmesi ve risklerin azaltılması için ideal kilonun korunması, düzenli egzersiz yapılması, sebze ve lif ağırlıklı beslenme, alkol ve tütün ürünlerinden uzak durulmasının önemine vurgu yapan Şentürk, 'Ancak en önemli korunma unsuru farkındalıktır. Ailede kanser öyküsü olanların düzenli taramalarını aksatmaması, tüm kadınların ise düzenli mamografi ve hekim kontrollerini yaptırması hayat kurtarır' dedi.

Kaynak: RSS HABER