Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, 29 Eylül Dünya Kalp Günü ve Dünya Kahve Günü kapsamında kahve tüketiminin kalp sağlığı üzerindeki etkilerine dair açıklamalarda bulundu.
Kahve ve kalp sağlığına ilişkin güncel değerlendirmeler
Dr. Torun, geçmişte kahvenin kalbe zarar verdiği yönündeki algının güncel bilimsel bulgular ışığında yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Günde 2-4 fincan kahve tüketiminin birçok araştırmada olumlu sağlık etkileriyle bağlantılı olduğunu söyleyen Torun, sağlıklı yetişkinlerin kalp sağlığı açısından kahveyi tamamen hayatlarından çıkarmalarına gerek olmadığını belirtti. Torun, kahvenin yasaklanması yerine doğru miktarda ve biçimde tüketilmesinin daha uygun olduğunu vurguladı.
Kahvenin içeriği ve hazırlanış şeklinin önemi
Kahvenin sadece kafeinden oluşmadığını, aynı zamanda antioksidan özellik taşıyan doğal bileşikler içerdiğini dile getiren Torun, uzun süreli araştırmaların ölçülü kahve tüketiminin bazı kalp-damar hastalıkları ve kalp yetmezliği riskini azalttığını gösterdiğini aktardı. Ancak kahvenin ilaç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Ayrıca kahvenin hazırlanış biçiminin kalp sağlığı açısından etkili olduğunu belirten Torun, özellikle kolesterol seviyeleri açısından filtre kahve ile filtresiz kahveler arasında fark bulunduğunu anlattı. Kağıt filtre, kahvedeki ve kolesterolü artırabilen bazı doğal yağlı maddeleri büyük oranda tutarken, Türk kahvesi gibi filtresiz kahvelerde bu maddelerin daha fazla kaldığını söyledi. Bu nedenle kolesterolü yüksek olan hastaların filtre kahveyi tercih etmelerinin daha uygun olabileceğini, sağlıklı bireylerin ise ölçülü Türk kahvesi tüketiminden endişe etmemesi gerektiğini ifade etti.
Kafeinin kalp üzerindeki etkileri
Kahve tükettikten sonra kalp atışlarının hızlanması veya güçlenmiş hissetmenin her zaman tehlikeli bir kalp rahatsızlığının işareti olmadığını belirten Torun, kafeinin bazı kişilerde geçici olarak bu tür belirtilere yol açabileceğini söyledi.





