Süper Lig'in 10. haftasında Fenerbahçe, Göztepe karşısında 1-0 öne geçmesine rağmen 2-1 mağlup oldu ve lider Galatasaray ile arasındaki puan farkı 9'a yükseldi. Bu sonuç, sarı-lacivertli camiada büyük tepkiye yol açtı.
Spor Yazarlarının Değerlendirmeleri
Uğur Meleke, Göztepe'nin sakat oyuncularının dönüşü ve yeni transferlerin takıma uyum sağlamasıyla yükselişe geçtiğini, Kadıköy'de beş maçlık yenilmezlik serisiyle geldiklerini ifade etti. Meleke, Fenerbahçe savunmasının baskı altında zorlandığını ve 76. dakikada Guendouzi'nin hatasının gole çevrildiğini belirtti. Ayrıca Dirk Kuyt'ın değişikliklerde geç kalması ve Kerem Aktürkoğlu'nun etkisiz performansının dikkat çektiğini söyledi. Tek olumlu performansın Romelu Lukaku olduğunu vurguladı.
Ömer Üründül, Fenerbahçe'nin evinde kaybettiği 3 puanın önemli bir yara olduğunu belirterek, takımın büyük takım kimliğinden ve oyun planından yoksun olduğunu savundu. Üründül, fiziksel yetersizliğe rağmen üç kez farkı ikiye çıkaracak pozisyonların kaçtığını, sonrasında ise Skriniar'ın hatasıyla skorun eşitlendiğini ve kornerden yenik duruma düştüğünü dile getirdi. Kuyt'ın teknik direktörlük konusunda şüphe uyandırdığını ifade etti.
Abdullah Ercan, önceki hafta Galatasaray karşısında alınan yenilgi ve İsmail Kartal'ın istifasının ardından Göztepe maçının Fenerbahçe için ya diriliş ya da kaos anlamına geldiğini söyledi. Ancak maçta değişen bir şey olmadığını, ikinci yarıda sahada olmayan bir takım izlendiğini belirtti. Ercan, bu sonuçla birlikte Galatasaray ile puan farkının 9'a çıktığını ve şampiyonluk şansının sona erdiğini ifade etti.
Murat Özbostan, Kerem Aktürkoğlu'nun ıslıklanması, tribünlerin tepkisi ve oyuncuların etkisiz görüntüsünün sabrın tükendiğini gösterdiğini söyledi. Göztepe yenilgisinin sadece puan kaybı olmadığını, şampiyonluk umutlarına da ağır darbe vurduğunu belirtti. Sorunun sadece kulübede değil, sahada ve yönetim anlayışında da aranması gerektiğini vurguladı.
Performans ve Yönetim Eleştirileri
Mustafa Çulcu, takım içindeki mesafenin çok uzun olduğunu, her iki takımın da orta alanda rahat hareket ettiğini, ancak Göztepe'nin daha güçlü oyun sergilediğini belirtti. Hakemle ilgili sorun olmadığını, maçın sorunsuz geçtiğini ifade etti.
Halil Özer, Fenerbahçe'nin kötü takım yönetimi, takıma sahip çıkmama ve hatalı teknik direktör tercihleri nedeniyle bu duruma geldiğini söyledi. İkinci yarıda takımın ruhunu kaybettiğini, sadece teslimiyet olduğunu belirtti. Ayrıca Kuyt'ın oyuncu değişikliklerinde geç kaldığını eleştirdi.
Uzay Gökerman, Fenerbahçe'nin yıllardır aynı hataları tekrarlayan, yönetilemeyen bir takım haline geldiğini, Kadıköy'ün artık çıkışın olmadığı bir stadyuma dönüştüğünü ifade etti. Bu nedenle Fenerbahçe'nin şampiyonluğu hak etmediğini savundu.
Kemal Belgin, Kuyt'ın teknik direktör olarak yetersiz olduğunu ve takımın başında gerçek bir teknik direktör bulunmadığını belirtti. Galatasaray ile puan farkının 9'a çıkmasını hatırlatarak, kulüp yönetimine eleştiriler yöneltti.
Engin Verel, Fenerbahçe'nin sadece 3 puan değil, aynı zamanda umutlarını da kaybettiğini söyledi. Oyuncuların beden dilinin inançsızlığı yansıttığını ve tribünlerde yönetim aleyhine tezahüratlar yapıldığını aktardı.
Güntekin Onay, takımın fiziksel olarak oyundan düştüğünü, oyuncu değişikliklerinin geç yapıldığını ve takımın içinde bulunduğu durumdan çıkış yolunun belirsiz olduğunu ifade etti.
Mert Aydın, savunmadaki belirsizlikleri ve takım içindeki sorunları dile getirerek, Fenerbahçe'nin çözüm bulacak beyaz atlı prensinin olmadığını belirtti.
Tayfun Bayındır, takımın ruhunu kaybettiğini, ağır ve hantal yapısıyla modern futbolun hızına yetişemediğini söyledi. Kuyt ve teknik ekibin müdahalelerinin yetersiz olduğunu vurguladı.
Hilmi Türkay, Kuyt'ın teknik direktörlük performansının futbolculuğundan kötü olduğunu savundu. İsmail Kartal'ın istifası sonrası takımın başına kalıcı bir teknik direktör getirilmemesini eleştirdi ve yönetimi sorumlu tuttu.




