New York Federal Mahkemesi tarafından alınan karar doğrultusunda, milyarder Jeffrey Epstein’ın kurduğu istismar ağına ilişkin mühürlü dosyalar kamuoyuna açıklandı. 2015 yılında mağdur Virginia Giuffre’nin, Epstein’ın suç ortağı Ghislaine Maxwell’e karşı açtığı hakaret davası kapsamında sunulan binlerce sayfalık ifade ve gizli kayıt, yıllardır "komplo teorisi" olarak görülen pek çok iddiayı yargı kayıtlarına geçirdi.
Küresel Elitlerin İsimleri Dosyalarda
Açıklanan belgelerde siyasetten bilime, sanattan kraliyet ailelerine kadar uzanan geniş bir isim listesi dikkat çekiyor. Belgelerde adı geçen her ismin doğrudan bir suç işlediği kanıtlanmasa da, Epstein’ın sosyal ağının ne kadar derin olduğu gözler önüne seriliyor.
-
Siyasi Bağlantılar: Eski ABD Başkanı Bill Clinton, dosyalarda "Doe 36" kod adıyla yer alırken, mağdur ifadelerinde Clinton’ın Epstein’ın özel adasında görüldüğü öne sürülüyor. Clinton kanadı ise bu iddiaları reddetmeyi sürdürüyor. Öte yandan Donald Trump'ın ismi dosyalarda "tanıdık" sıfatıyla geçerken, mevcut belgelerde kendisine yönelik doğrudan bir suçlama yer almıyor.
-
Kraliyet ve Bilim Dünyası: İngiliz Kraliyet Ailesi üyesi Prens Andrew’un mağdurlarla olan temaslarına dair iddialar belgelerle daha da derinleşti. En çok şaşırtan isimlerden biri ise fizikçi Stephen Hawking oldu. Hawking’in Epstein’ın adasındaki bir yemeğe katıldığı ve Epstein’ın, Hawking hakkındaki iddiaları yalanlamaları için bazı kişilere ödeme yapmayı teklif ettiği belgelerdeki e-yazışmalara yansıdı.
Şantaj ve İnsan Kaçakçılığı Şebekesi
Dosyalar, Epstein’ın kurduğu sistemin sadece kişisel sapkınlıklardan ibaret olmadığını, aynı zamanda sistematik bir insan kaçakçılığı ve şantaj mekanizması olduğunu ortaya koyuyor. İfadelere göre, Epstein’ın malikanelerine yerleştirilen gizli kameralar aracılığıyla misafirlerin uygunsuz görüntülerinin kaydedildiği ve bu kayıtların şantaj amaçlı kullanıldığı öne sürülüyor.
Mağdur Beyanları Kan Dondurdu
Belgelerin en can yakıcı kısmını ise reşit olmayan genç kızların "masaj" adı altında malikanelere getirilmesi ve burada sistematik istismara maruz bırakılmasına dair detaylı beyanlar oluşturuyor. Yıllarca süren gizlilik kararının kalkması, "dokunulmaz" olarak görülen isimlerin yozlaşmış ağlarını dünya kamuoyuna bir kez daha gösterdi.
EDITÖR YORUMU:
Epstein dosyalarının açılması, sadece bir suç ağının deşifre olması değil, aynı zamanda küresel elitlerin adalet karşısındaki konumunun sorgulanmasıdır. Belgelerdeki isimlerin çeşitliliği, gücün nasıl bir yozlaşma kalkanına dönüştüğünü kanıtlar nitelikte. Bu süreç, önümüzdeki dönemde birçok prestijli kariyerin sonunu getirebilir ve uluslararası hukukta "dokunulmazlık" kavramını yeniden tartışmaya açabilir.





