Bülent Arınç, ev hapsinde olan gazeteci İsmail Saymaz'a ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Saymaz'ın televizyona bağlanıp konuşabildiğini ve gazetesine yazılarını gönderebildiğini ifade etti. Arınç, bu durumu Nasreddin Hoca'nın türbesine benzeterek, 'Dört tarafı açık ama kapısında büyük bir kilit var' değerlendirmesinde bulundu ve bu durumun kendisini üzdüğünü ve utandırdığını dile getirdi.

Arınç'ın medya ve basın özgürlüğü vurgusu

2009-2016 yılları arasında başbakan yardımcılığı ve medya ilişkilerinden sorumlu olan Arınç, TRT, Anadolu Ajansı, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ile RTÜK gibi kurumların kendisine bağlı olduğunu hatırlattı. Bu kurumlarla ilkeler doğrultusunda dürüst ilişkiler kurduğunu belirten Arınç, basın özgürlüğünün Anayasa'da en geniş şekilde tanındığını ve bu özgürlüğün ifade özgürlüğüyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.

Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş'tan ABD'deki Müslümanlara Birlik Çağrısı
Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş'tan ABD'deki Müslümanlara Birlik Çağrısı
İçeriği Görüntüle

Basın kanunları ve eleştirilere yaklaşım

Arınç, selefi Beşir Atalay döneminde çıkarılan Basın Kanunu'nun kapsamlı olduğunu ve kendisinin de bu kanuna uygun hareket etmeye çalıştığını söyledi. 1994 tarihli RTÜK Kanunu'nun bazı maddelerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, 2012 yılında ise paydaşlarla birlikte örnek bir RTÜK kanunu hazırlandığını aktardı. Ayrıca, Cumhurbaşkanı'nın partisinin grup toplantısında dile getirdiği, 'Ne mutlu ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var' sözünü hatırlatarak, gazetecilerin eleştirilerinin ve haberlerinin anlayışla karşılanması gerektiğini ifade etti.

Kaynak: RSS HABER