Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, primle çalışan işçilerin kıdem tazminatına esas ücret hesaplamasında satış primlerinin de dikkate alınması gerektiğine karar verdi. Mahkeme, primlerin her ay aynı tutarda olmaması veya sadece belirli dönemlerde prim alınması durumunun, bu ödemelerin kıdem tazminatından çıkarılması için yeterli olmadığını vurguladı.
İşçinin hak arayışı ve mahkeme süreci
Bir işçi, haftalık çalışma saatlerinin yasal sınırı aşması ve ek çalışmalar nedeniyle kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücretinin ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini feshetti. İş Mahkemesi'ne başvuran işçi, satış hedeflerinin keyfi belirlenmesi, primlerin engellenmesi, eşit davranma ilkesine aykırı uygulamalar ve psikolojik taciz gibi gerekçelerle haklı fesih talebinde bulundu.
Davacı işçi, takım lideri olarak çalıştığını, temel ücretinin yanı sıra satış miktarına göre prim aldığını ve çeşitli yan haklardan faydalandığını belirtti. İşveren ise işçinin haklı bir neden olmaksızın istifa ettiğini, primlerin hedefe bağlı olduğunu ve fazla çalışma ücretlerinin bordrolara yansıtılarak ödendiğini savundu.
Mahkeme kararları ve primlerin değerlendirilmesi
İş Mahkemesi, puantaj kayıtları ve tanık ifadeleri doğrultusunda işçinin ödenmeyen fazla çalışma ücretlerinin bulunduğunu tespit etti ve iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğine hükmetti. Kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücretleri kısmen kabul edildi.
Bölge Adliye Mahkemesi ise, işçinin ödenmemiş fazla çalışma ücretlerinin varlığını ve fesih hakkını onayladı ancak primlerin süreklilik taşımadığı gerekçesiyle kıdem tazminatına dahil edilmemesi gerektiğine karar verdi.
Yargıtay kararıyla primlerin kıdem tazminatına eklenmesi zorunlu hale geldi
Davacı avukatının temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesine atıfta bulunarak, işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatlerin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gerektiğini hatırlattı.
Mahkeme, devamlılık arz eden primler, yakacak, giyecek, kira, aydınlatma, servis ve yemek yardımlarının tazminata esas ücret kapsamında olduğunu belirtti. Ayrıca özel sağlık sigortası gibi para ile ölçülebilen menfaatlerin de bu kapsama dahil edilmesi gerektiği ifade edildi.
Yargıtay kararında, satış primlerinin değişken olmasının tazminat hesabında engel teşkil etmediği, işçinin belirli dönemlerde prim aldığına dair kayıt ve tanık ifadelerinin mevcut olduğu vurgulandı. Bu nedenle, primlerin aylık ortalamasının hesaplanarak kıdem tazminatına eklenmesi gerektiği ifade edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı oybirliğiyle bozuldu.
Kararın işçi hakları açısından önemi
Bu karar, primle çalışan işçiler için kıdem tazminatının hesaplanmasında önemli bir emsal teşkil ediyor. Satış primlerinin tazminat hesabına dahil edilmesi, işçilerin hak kayıplarının önüne geçilmesini sağlayacak. İşverenlerin prim ödemelerinin sürekliliği veya değişkenliği gerekçesiyle bu ödemeleri tazminat dışında bırakamayacağı netleşmiş oldu.
Gelişmeler işçi hakları açısından yakından takip ediliyor.




