Venezuela’da ABD Özel Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen ve pijama operasyonu olarak hafızalara kazınan gece yarısı baskınının yankıları sürüyor. Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’in bir ABD savaş gemisine alınarak New York’ta yargılanmak üzere yola çıkarılmasının ardından, Beyaz Saray’dan gelen "Yönetimi biz devralacağız" açıklaması ortalığı karıştırdı.

Trump: "Dönüşüm Sürecinde Biz Yöneteceğiz" ABD Başkanı Donald Trump, kameralar karşısına geçerek yaptığı açıklamada, Venezuela’da "güvenilir bir demokratik dönüşüm süreci" tamamlanana kadar ülkenin idaresinin ABD tarafından koordine edileceğini duyurdu. Trump, petrol altyapısının korunması ve halkın refahı için bu sürecin şart olduğunu savunarak, "Venezuela halkının iyiliğini gözetmeyecek birinin süreci üstlenmesine izin vermeyiz" dedi.

Venezuela Nerede, Nüfusu Ne Kadar?
Venezuela Nerede, Nüfusu Ne Kadar?
İçeriği Görüntüle

Rodriguez: "Tek Başkanımız Maduro, Sömürge Olmayacağız" Trump’ın bu çıkışına Karakas’tan yanıt gecikmedi. Venezuela Devlet Başkanı Yardımcısı Delcy Rodriguez, devlet televizyonunda yaptığı tarihi ulusa sesleniş konuşmasında dünyaya "sömürge olmayacağız" mesajı verdi. Rodriguez, "Venezuela hiçbir ülkenin sömürgesi değildir. Bizim tek bir devlet başkanımız var, o da derhal serbest bırakılması gereken Nicolas Maduro’dur" dedi. Vatandaşlarına birlik ve direniş çağrısı yapan Rodriguez, Washington’ın atayacağı hiçbir yönetimi tanımayacaklarını ilan etti. Uluslararası toplum ise bu restleşme sonrası bölünmüş durumda; bazı ülkeler ABD operasyonunu desteklerken, Türkiye Büyükelçisi Gutierrez Ankara’dan resmi bir kınama beklendiğini ifade etti.


🖋️ Editör Notu: Yeni Yüzyılın Vesayet Savaşları

"Bugün Karakas ve Washington arasında yaşanan bu söz düellosu, aslında 21. yüzyılın 'yeni kolonyalizm' tartışmasını başlattı. Trump’ın 'güvenli geçiş olana kadar biz yöneteceğiz' ifadesi, uluslararası hukukta karşılığı olmayan bir vesayet ilanıdır. Buna karşılık Rodriguez’in 'sömürge olmayacağız' çıkışı, sadece Maduro’yu savunmak değil, bir ulusal egemenlik bayrağı açmaktır. Ancak sahadaki gerçeklik çok daha sert: Liderleri pijama takımıyla gemiye bindirilmiş bir ülkenin bu 'direniş' söylemini ne kadar sürdürebileceği merak konusu. Petrol rezervlerinin kontrolü için verilen bu savaş, diplomasi masasında değil, muhtemelen Karakas sokaklarında ve New York mahkemelerinde çözülecek."