Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, İBB ile iki yıldır süren imar uyuşmazlığı sonucunda 50 bin Tuzlalı vatandaşın evlerinin yıkım tehdidi altında olduğunu bildirdi. Bingöl, yaşanan sorunun hukuki eksikliklerden kaynaklandığını ve vatandaşların mağdur edilmemesi gerektiğini vurguladı.
İmar anlaşmazlığının kökeni ve süreci
Bingöl, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, İBB ile yaşadıkları imar sorununu çözmek için uzun süredir çaba harcadıklarını ancak somut bir ilerleme sağlanamadığını belirtti. İki yıl boyunca farklı hukuki modeller ve çözüm önerileri sunduklarını, tüm seçenekleri ilgili kurumlarla değerlendirdiklerini ifade etti.
Bu süreçte, sorunun ancak imar planı düzenlemesiyle çözülebileceği konusunda ortak bir kanaat oluştuğunu aktaran Bingöl, Tuzla Belediye Meclisi'nin de bu yönde oy birliğiyle karar aldığını kaydetti.
İBB'nin talepleri ve belediyenin tutumu
İBB'nin ruhsat iptali, aboneliklerin sonlandırılması ve yıkım işlemlerinin başlatılması yönünde talepleri olduğu bildirildi. Ancak Bingöl, vatandaşların mağdur olmaması için evlerin yıkılmayacağını ve hukuki eksikliklerin giderilmesi gerektiğini belirtti.
Belediye başkanı, yaşanan anlaşmazlığın doğrudan binlerce aileyi etkilediğini, bu nedenle çözüm için İBB nezdinde girişimlerin devam ettiğini ifade etti.
Vatandaşların durumu ve hukuki boyut
Bingöl, yıkım tehdidi altındaki evlerin içinde insanların yaşadığını ve bu nedenle sorunun sadece hukuki eksikliklerle sınırlı olmadığını vurguladı. Vatandaşların mağdur edilmemesi gerektiğini ve bu kapsamda hukuki düzenlemelerin yapılmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.
İmar planı değişikliğinin, sorunu kalıcı şekilde çözmek için atılan önemli bir adım olduğunu belirten başkan, sürecin takipçisi olacaklarını açıkladı.
Gelecek süreç ve beklentiler
Belediye ve İBB arasındaki görüşmelerin devam ettiği, tarafların ortak çözüm için çalıştığı bildirildi. Bingöl, Tuzla halkının haklarının korunması ve mağduriyetlerin önlenmesi için sürecin hassasiyetle yönetileceğini kaydetti.
Yaşanan imar krizi, bölgedeki binlerce ailenin yaşamını doğrudan etkilediği için önümüzdeki dönemde konunun yakından takip edilmesi bekleniyor.





