Kastamonu'nun İhsangazi ilçesinde, yaklaşık 12 bin yıllık geçmişe sahip ve coğrafi işaretle tescillenen siyez buğdayının hasadına başlandı. Bölgede 'kabulca' veya 'kaplıca' olarak da anılan siyez, yaklaşık 15 bin dekar alanda ekiliyor ve Türkiye genelinde yoğun talep görüyor.
Siyez Buğdayının Tarihi ve Üretim Alanları
Siyez buğdayı, buğdayın atası olarak kabul ediliyor ve özellikle İhsangazi, Seydiler ve Devrekani ilçelerinde yetiştiriliyor. İlaçsız ve gübresiz olarak ekilen bu ürün, doğal tarım yöntemleriyle üretildiği için son yıllarda yurt dışından da talep alıyor.
Çiftçilerin Siyez Üretim Süreci
İhsangazi'de siyez üretimi yapan çiftçiler, ekimden hasada kadar yoğun bir çalışma yürütüyor. Sabahattin Ciğerci, yaklaşık 30 yıl devlet memurluğu yaptıktan sonra emekli olup oğluyla birlikte siyez yetiştiriciliğine başladığını belirtti. Ekim ayından Temmuz veya Ağustos ayına kadar süren süreçte ürünler biçerdövere biçtiriliyor, ardından selektör makinesinden geçirilip değirmende işleniyor.
Katma Değerli Siyez Ürünleri ve Talep
Hasat sonrası siyez buğdayı un, erişte, makarna gibi katma değerli ürünlere dönüştürülüyor. Genç çiftçi Yasin Ciğerci, siyez ürünlerine olan talebin çok yüksek olduğunu ifade ederek, siyez unundan bulguruna, eriştesinden makarnasına kadar çeşitli ürünlerin üretildiğini aktardı. Siyezin Türkiye'nin en çok aranan ürünlerinden biri olduğunu vurguladı.
Siyez Buğdayının Önemi ve Geleceği
12 bin yıllık geçmişe sahip siyez buğdayı, hem yöresel hem de ulusal düzeyde değer kazanıyor. Doğal yöntemlerle yetiştirilmesi ve coğrafi işaret tescili, ürünün kalitesini ve talebini artırıyor. Çiftçiler, siyez buğdayını en iyi şekilde değerlendirerek bölge ekonomisine katkı sağlamayı sürdürüyor.
Gelişmeler takip ediliyor.




