Marmara Denizi'nde Adalar açıklarında son günlerde artan küçük çaplı depremler, İstanbul'da deprem korkusunu yeniden gündeme getirdi. Bu gelişmelerin ardından Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgedeki sismik hareketlilikle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Adalar Fay Zonu ve Mikrodeprem Aktivitesi

Son 24 saat içinde büyüklükleri 1,1 ile 3,2 arasında değişen birçok küçük deprem kaydedildi. Bu durum, 'Büyük İstanbul depremi yaklaşıyor mu?' sorusunu gündeme getirdi. Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, 1963 yılında meydana gelen 6,3-6,4 büyüklüğündeki depremi hatırlatarak, Adalar Fay Zonu'nda 20-30 kilometre uzunluğunda genç bir fay kırığı olduğunu belirtti.

Bektaş, deniz tabanında yapılan gözlemlerle bu fay kırığının tespit edildiğini ve bugün aynı bölgede yoğun mikrodeprem aktivitesi yaşandığını söyledi. Ancak bu hareketliliğin doğrudan büyük bir depremin habercisi olmadığını vurguladı. Öte yandan, 1963'te kırılan ve halen mikrodeprem üreten Adalar Fayı'nın 6 ve üzeri büyüklükte deprem potansiyeline sahip olduğu da göz ardı edilmemeli.

Şener Üşümezsoy'dan Endişeleri Sönümleyen Açıklama

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise İstanbul'da yaşanan bu sarsıntılar üzerine YouTube kanalında değerlendirmelerde bulundu. Üşümezsoy, Büyükada çevresinde kaydedilen mikro depremlerin tek başına büyük bir deprem beklentisi anlamına gelmediğini ifade etti.

Bülent İnal, Ömür Usta Dizisi İçin 12 Kilo Verdi
Bülent İnal, Ömür Usta Dizisi İçin 12 Kilo Verdi
İçeriği Görüntüle

Uzman, ana fay hattında olağan dışı bir hareketlilik gözlenmediğini belirterek, bu tür küçük depremlerin bölgedeki gerilim birikimi veya enerji boşalmasının doğal bir sonucu olabileceğine dikkat çekti. Üşümezsoy, Adalar Fay Zonu'nun büyük bir deprem üretme potansiyelinin düşük olduğunu da sözlerine ekledi.

Uzmanların Ortak Görüşü ve Deprem Riski

Her iki uzman da bölgedeki mikrodeprem hareketliliğinin dikkatle izlenmesi gerektiğinde hemfikir. Ancak bu hareketliliğin tek başına büyük bir depremin kesin göstergesi olmadığı vurgulanıyor. Prof. Dr. Osman Bektaş'ın da belirttiği gibi, mikrodepremlerin gerilim birikimini mi yoksa derin enerji boşalmasını mı işaret ettiği henüz net değil.

Bu nedenle, uzmanlar İstanbul ve çevresinde deprem riskinin devam ettiğini ancak mevcut sismik hareketliliğin panik yaratacak boyutta olmadığını ifade ediyor.

Sonuç ve Takip Edilen Gelişmeler

Marmara Denizi'nde yaşanan sismik hareketlilik, İstanbul'da deprem endişelerini artırsa da uzmanların açıklamaları bu hareketliliğin büyük bir felaketin habercisi olmadığını gösteriyor. Adalar Fay Zonu'ndaki mikrodeprem aktivitesi yakından izlenmeye devam ediyor ve olası riskler bilimsel veriler ışığında değerlendiriliyor.

Gelişmeler takip ediliyor.

Kaynak: RSS