Prof. Dr. Uludağ, hastalığın erken dönemlerine dair çarpıcı bir örnek de paylaştı. Otomatik saatinin sürekli durduğunu belirten bir hastanın saati tamirciye götürüldüğünde, saatin bozuk olmadığı ancak hastanın kol hareketlerinin azaldığı için saatin şarj olamadığı ortaya çıktı. Bu durum, Parkinsonun erken evresinde kol salınımının azalmasının tipik bir göstergesi olarak değerlendirildi.
Tanı sürecinde yaşanan zorluklara da dikkat çeken Uludağ, 58 yaşındaki bir erkek hastanın sadece kol ağrısı şikayetiyle ortopedi ve fizik tedavi birimlerine başvurduğunu, buradan bursit teşhisi aldığını anlattı. Klinik muayenede kol tutukluğu ve yavaşlığının fark edilmesiyle Parkinson tanısı konan hastanın uygun tedaviyle ağrılarından kurtulduğu ifade edildi.
Parkinsonun sadece hastayı değil, aileyi de etkileyen bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Uludağ, hasta yakınlarının bakım yükü ve duygusal zorluklarla karşılaşabileceğini belirtti. Hasta yakınlarını da sürece dahil ederek bilgilendirdiklerini söyleyen Uludağ, erken tanı ve doğru destekle hastaların uzun yıllar aktif ve sosyal bir yaşam sürdürebileceğini dile getirdi.
Kaynak: RSS





