Muğla'da 2015 yılında başlatılan Tıbbi Aromatik ve Boya Bitkilerinin Geliştirilmesi Projesi kapsamında kurulan sakız bahçelerinde, 11 yıl sonra ilk hasat gerçekleştirildi. 100 dekar alana ekilen sakız ağaçlarından elde edilen ürün, kilosu 35 bin ile 50 bin TL arasında değişen fiyatlarla piyasada alıcı buluyor.
Uzun Soluklu Sakız Yetiştiriciliği Süreci
Sakız bitkisinin morfolojik yapısı nedeniyle yavaş büyüdüğü ve hasat olgunluğuna ulaşmasının uzun yıllar aldığı biliniyor. Muğla'da 2015 yılında dikilen sakız bahçeleri, 2026 itibarıyla ürün vermeye başladı. Bu süreç, sabır ve uzun vadeli üretim planlamasının önemini ortaya koyuyor.
Muğla'da Sakız Üretiminin Artırılması Hedefleniyor
Proje kapsamında Kavaklıdere ve Yatağan dışındaki ilçelerde sakız üretimi yaygınlaştırılmaya çalışılıyor. Şu anda yaklaşık 100 dekar alanda sakız yetiştiriciliği yapılıyor ve dekara yaklaşık 50 sakız bitkisi dikiliyor. Ağaç başına ortalama 250 gram ile 1 kilogram arasında sakız elde ediliyor.
Sakızın Ekonomik ve Endüstriyel Önemi
Sakız, gastronomiden kozmetiğe ve çeşitli endüstriyel alanlara kadar geniş bir kullanım alanına sahip. Türkiye'de iç talebin önemli bir bölümü ithalat yoluyla karşılandığı için Muğla'daki üretim, ülkenin dışa bağımlılığını azaltmayı amaçlıyor. Üretilen sakızın kilogram fiyatı ise piyasada 35 bin ila 50 bin TL arasında değişiyor.
Kurumsal İş Birlikleri ve Gelecek Planları
Muğla'daki sakız yetiştiriciliği çalışmaları, Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ve Orman Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülüyor. Ayrıca, Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) arasında sakız envanteri çıkarma çalışmaları sürüyor. Farklı bölgelerden alınan yaprak ve sakız numuneleri kalite analizlerine tabi tutuluyor.
Çalışmalar tamamlandığında düzenlenecek çalıştayda, Muğla'daki sakız üretim alanlarının genişletilmesi ve yetiştiriciliğin geliştirilmesi için yol haritası oluşturulacak. Elde edilen verilerin kitaplaştırılarak sektör ve üreticilerin kullanımına sunulması da planlanıyor.
Muğla'da sakız yetiştiriciliğinde 11 yıl süren çalışmaların ardından alınan bu ilk ürün, bölgedeki tarımsal çeşitliliğin artırılması ve ekonomik değer yaratılması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Gelişmeler takip ediliyor.




