17 Ağustos 1999 Marmara Depremi, Sakarya'nın Erenler ilçesinde yıkılan binaların enkazında hayatını kaybedenlerin geride bıraktığı derin acılarla hafızalarda yer ediyor. Depremde annesini kaybeden 44 yaşındaki Dilek Cirit, yaşadığı korkunç anları ve enkazda geçen zorlu süreci anlattı.
Deprem Anında Yaşananlar
Dilek Cirit, deprem gecesi misafirlikte bulunan amcası ve yengesiyle birlikte otururken aniden şiddetli bir sarsıntının başladığını belirtti. Odanın üzerine düşen parçalar ve kapının devrilmesiyle çalışma masası ve kapı arasında sıkıştığını ifade eden Cirit, depremi ilk anda bir patlama sanarak fark edemediğini söyledi.
Binanın saniyeler içinde yıkıldığını aktaran Cirit, yan odada bulunan annesi, ağabeyi, kız kardeşi, amcası ve yengesinin enkaz altında kaldığını ve annesinin tavanın çökmesiyle hayatını kaybettiğini ancak bunu uzun süre öğrenemediğini dile getirdi.
Enkaz Altında Hayatta Kalma Mücadelesi
Yan odada bulunan küçük kardeşlerinin kalorifer borularından sarkarak yardım çağırdığını anlatan Cirit, ilk yardımın üst komşuları olan uzman çavuş tarafından geldiğini belirtti. Yaklaşık 9 saat sonra enkazdan çıkarıldığını ve bu sürecin ardından bir yıl boyunca yürüyemediğini ifade etti.
Enkazda kaldığı süre boyunca dua ettiğini ve sesini duyurabilmek için uyumadığını anlatan Cirit, eline geçen cam parçasıyla demire vurarak dışarıdaki kişilere sesini ilettiğini söyledi. Enkazın içinde dışarıdaki sesleri net duyduğunu ancak kendi sesini duyurmanın çok zor olduğunu vurguladı.
Marmara Depremi'nin Kalıcı Etkileri
Dilek Cirit, yaşadığı bu travmanın etkilerini yıllar sonra bile unutamadığını belirtti. Deprem sonrası yaşanan kayıplar ve enkaz altındaki zorlu mücadele, Marmara Depremi'nin bölge halkında derin yaralar açtığını gösteriyor. Sakarya'da yaşanan bu acı, afetlerin insan hayatındaki yıkıcı etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi.
Depremin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen, hayatını kaybedenlerin yakınları yaşadıkları acıyı hâlâ yüreklerinde taşıyor. Bu trajedi, afet bilincinin artırılması ve önleyici tedbirlerin önemini bir kez daha hatırlatıyor.





