Marmara Bölgesi'nde beklenen depremle ilgili önemli değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgedeki fay yapısının farklılık gösterdiğini ve bu durumun deprem senaryolarını etkileyebileceğini ifade etti.
Marmara'da Fay Yapısının Özellikleri
Prof. Dr. Bektaş, Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara'daki yapısının İzmit ve Şarköy çevresindeki kesimlerle Marmara Denizi'nin orta bölümünde farklılık arz ettiğini söyledi. Anadolu Levhası'nın batıya doğru hareketi sırasında, İzmit ve Şarköy civarında dar ve sürtünmeli fay kesimlerinin bulunduğunu belirten Bektaş, bu alanlarda hareketin zorlaşması nedeniyle enerjinin daha fazla biriktiğini vurguladı.
Tek Büyük Deprem Yerine Birden Fazla Orta Şiddette Deprem
Bölgede biriken enerjinin boşalması için genellikle 7 ve üzeri büyüklükte büyük bir kırılmanın gerektiğini dile getiren Bektaş, Marmara Denizi'nin orta kesiminde ise fayın daha geniş, zayıf ve kaygan bir yapıya sahip olduğunu aktardı. Bu nedenle burada enerjinin tek bir büyük depremle değil, 6'nın üzerinde birden fazla depremle açığa çıkabileceği ihtimali üzerinde durdu.
Ayrıca, enerjinin bir kısmının fayın yavaş hareketi olan 'creep' ile de boşalabileceğini belirten Bektaş, bu durumun deprem riskinin dağılımını etkileyebileceğini ifade etti.
Dünyadaki Büyük Depremlerin Zaman Dağılımı
Prof. Dr. Bektaş, daha önce yaptığı açıklamalarda dünya genelindeki büyük depremlerin zaman içindeki dağılımına da dikkat çekti. 1950'li ve 1960'lı yıllarda Kamçatka, Şili ve Alaska gibi bölgelerde 9 büyüklüğünün üzerinde depremler yaşandığını, ardından yaklaşık 30 yıl boyunca bu büyüklükte deprem görülmediğini hatırlattı.
2000'li yıllarda Sumatra, Şili ve Japonya'da büyük depremlerin tekrar yoğunlaştığını ifade eden Bektaş, deprem etkinliğinin hareketli ve sakinleşme dönemleriyle dalgalanabileceğini vurguladı.
Marmara Depremi Riskinin Değerlendirilmesi
Bektaş'ın değerlendirmeleri, Marmara Bölgesi'nde deprem riskinin sadece tek büyük bir sarsıntı olarak değil, birden fazla orta büyüklükte depremle de ortaya çıkabileceğini gösteriyor. Bu durum, bölgedeki hazırlık ve risk yönetimi stratejilerinin çeşitlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Özellikle fayın farklı kesimlerinde biriken enerjinin nasıl boşalacağına ilişkin senaryoların detaylı şekilde incelenmesi, bölge halkının ve yetkililerin deprem riskine karşı daha bilinçli ve hazırlıklı olmasını sağlayabilir.
Gelişmeler takip ediliyor.





