Johnny Sins Öldü mü? Ünlü Aktör Hakkındaki Öldü Haberleri Doğru mu?
Johnny Sins Öldü mü? Ünlü Aktör Hakkındaki Öldü Haberleri Doğru mu?
İçeriği Görüntüle

İran'da 2022 yılında patlak veren ve on binlerce kişinin yaşamını yitirdiği "Kadın, Yaşam, Özgürlük" protestolarına dair hazırlanan yeni raporlar, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçecek iddiaları gün yüzüne çıkardı. İngiliz basınında yer alan ve uluslararası insan hakları örgütleri tarafından desteklenen belgelere göre; İran güvenlik güçleri, protestocuları sindirmek amacıyla sistematik bir cinsel şiddet politikası yürüttü.

45 Mağdurdan Kan Donduran Tanıklık

Amnesty International (Uluslararası Af Örgütü) tarafından hazırlanan kapsamlı rapor, baskıların sadece sokaktaki çatışmalarla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Aralarında kadın, erkek ve çocukların da bulunduğu 45 mağdurun ifadelerine dayanan rapor; gözaltı merkezlerinde toplu tecavüz ve işkencenin bir "cezalandırma aracı" olarak kullanıldığını belgeliyor. En sarsıcı iddia ise; cinsel saldırı sonrası suç unsurlarını yok etmek amacıyla bazı kurbanların bedenlerinin yakılarak delillerin karartıldığı yönünde.

Kadın Bedeni Baskı Aracı Yapıldı

Human Rights Watch (İnsan Hakları İzleme Örgütü) raporları da bu vahşetin sistematik olduğunu doğruluyor. Analistler, rejimin protestoları kontrol altına almak için kadın bedenini bir savaş meydanına dönüştürdüğünü vurguluyor. Zorunlu başörtüsü ve ayrımcı yasalarla sınırlanan kadın haklarının, devlet eliyle uygulanan bu şiddetle tamamen hiçe sayıldığı belirtiliyor. Raporda, hiçbir güvenlik görevlisinin bu suçlardan dolayı bugüne kadar yargılanmadığının altı çiziliyor.

Uluslararası Toplum Ayakta: Makamlar Suskun

Dünya genelinde büyük infial yaratan bu iddialar karşısında İran makamları sessizliğini koruyor. İnsan hakları savunucuları, yaşananların uluslararası hukuk çerçevesinde soruşturulması ve sorumluların hesap vermesi için Birleşmiş Milletler nezdinde girişimlerini sürdürüyor. Aktivistler, bu vahşetin sadece protestocuları değil, tüm toplumu korkuyla bastırma çabası olduğunu ifade ederek sürecin peşini bırakmayacaklarını duyurdu.

EDITÖR YORUMU:

Bu raporlar, modern dünyada insan haklarının ne denli büyük bir tehdit altında olabileceğini gösteren korkunç bir aynadır. Devlet gücünün, kendi vatandaşını sindirmek için cinsel şiddeti bir silah olarak kullanması, uluslararası adaletin neden var olması gerektiğini bir kez daha kanıtlıyor. Delillerin yakılarak yok edildiği iddiaları, suçun organize boyutunu ve faillerin korunma düzeyini gözler önüne seriyor. Bu trajediye karşı sessiz kalmak, benzer ihlallere kapı aralamak anlamına gelecektir. Küresel vicdanın bu somut tanıklıklar karşısında nasıl bir sınav vereceği merak konusu.