Prof. Dr. Aslan, Gökçeada Tuz Gölü'nün Türkiye'deki 59 ulusal öneme sahip sulak alandan biri olduğunu belirterek, bölgenin anakaradan uzak olması nedeniyle korunaklı bir alan olduğunu ifade etti. Ancak insan baskılarının bazı olumsuz etkiler yarattığını aktaran Aslan, 2016 yılında yapılan ilk çalışmalarda ada martısının varlığının tespit edildiğini, 2023 yılında ise ada halkıyla birlikte yürütülen projeyle bu türün popülasyonunun detaylı şekilde incelendiğini söyledi.
Kuş gözlemcisi Murat Uyman ise Türkiye'de 17 martı türü bulunduğunu ve ada martısının en nadir ve zarif türlerden biri olduğunu vurguladı. Uyman, ada martısının 2020 yılında Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği tarafından hassas tehlike altında tür olarak sınıflandırıldığını, Türkiye'deki üreyen birey sayısının 2013-2019 yılları arasında 70-150 arasında değiştiğini belirtti. 2023 yılında yapılan gözlemlerde ise Gökçeada Tuz Gölü'nde 38-44 ada martısının ürediği tespit edildi.
Ancak ada martısının üreme alanlarının mutlak koruma statüsüne sahip olmaması, habitat kaybı, aşırı otlatma, insan baskısı ve diğer martı türlerinin rekabeti gibi faktörlerin popülasyonun büyümesini engellediği ifade edildi. Araştırmacılar, Gökçeada'daki bu önemli koloninin korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması için dikkat çekilmesi gerektiğini belirtti.
Kaynak: RSS





