Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı İç Göç İstatistikleri, emeklilik nedeniyle şehir değiştirenlerin sayısının 11 bin 885'e ulaştığını ortaya koydu. İstanbul, bu göç hareketlerinde hem en fazla emekli göçü alan hem de en fazla emekli göçü veren il olarak dikkat çekti.
İller Arası Göçün Genel Görünümü
TÜİK verilerine göre 2025 yılında iller arasında toplam 2 milyon 475 bin 19 kişi göç etti. Bu göçlerin başlıca sebepleri arasında eğitim, daha iyi konut ve yaşam koşulları ile hane veya aile fertlerinden birine bağımlı olarak gerçekleşen taşınmalar yer aldı. Emeklilik ise göç nedenleri arasında önemli bir paya sahip oldu.
Emeklilik Nedeniyle En Fazla Göç Alan ve Veren İller
Emeklilik nedeniyle en fazla göç alan il İstanbul oldu. 1103 kişi emeklilik sebebiyle İstanbul'a taşındı. İstanbul'u 921 kişi ile Balıkesir ve 828 kişi ile Ankara izledi. Buna karşılık, emeklilik nedeniyle en az göç alan iller arasında 3 kişi ile Gümüşhane, 9'ar kişi ile Iğdır ve Siirt yer aldı.
Öte yandan, emeklilik sebebiyle en fazla göç veren il de İstanbul olarak kayıtlara geçti. 3 bin 344 kişi emekli olduktan sonra İstanbul'dan başka illere taşındı. Bu rakam, emekli olduğu için şehir değiştiren yaklaşık her üç kişiden birinin İstanbul'dan ayrıldığı anlamına geliyor.
Diğer Öne Çıkan İller ve Göç Hareketleri
Ankara'da emeklilik nedeniyle başka illere göç edenlerin sayısı 1080 olarak belirlendi. İzmir ise 694 kişi ile emekli göçü veren iller arasında yer aldı. En az emekli göçü veren iller arasında ise 10 kişi ile Ardahan, 18 kişi ile Bayburt ve 26 kişi ile Muş dikkat çekti.
Emeklilik Göçlerinin Sosyal ve Ekonomik Boyutu
Emeklilik sonrası şehir değiştirme eğilimi, özellikle yaşam kalitesi, sağlık hizmetlerine erişim ve sosyal çevre faktörleriyle ilişkilendiriliyor. İstanbul gibi büyük metropollerde hem göç alımı hem de göç vermesi, şehir içindeki yaşam koşullarının çeşitliliğini ve farklı beklentileri yansıtıyor.
Bu veriler, emeklilik sonrası yer değiştirme eğilimlerinin Türkiye'nin demografik ve ekonomik yapısı üzerindeki etkilerini anlamak açısından önemli bir kaynak oluşturuyor.
Gelişmeler takip edilmeye devam ediyor.





