Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde Fiji'de düzenlenen Pre-COP açılış oturumuna COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum başkanlık etti. Toplantıya Avustralya ve Fiji bakanları ile BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi İcra Sekreteri ve Pasifik ülkeleri temsilcileri katıldı.
1,5 Derece Hedefinin Önemi
Murat Kurum, konuşmasında küresel sıcaklık artışının 1,5 dereceyle sınırlandırılmasının insan yaşamı, gıda güvenliği, şehirler ve gelecek nesiller açısından kritik olduğunu vurguladı. Bilimsel verilerin, bu sınırın aşılmasının iklim eyleminin sona erdiği anlamına gelmediğini, aksine alınacak kararların önemini artırdığını belirtti. Kurum, 1,5 derece hedefinin ulaşılabilir tutulmasının beklemek değil, hemen harekete geçmek anlamına geldiğini ifade etti.
COP31'in Uygulama Odaklı Yaklaşımı
Bakan Kurum, COP31'in iklim eylemlerinde kararlılık gösterilmesi gereken son aşama olduğunu dile getirerek, ülkeleri taahhütlerini uygulamaya çağırdı. Emisyonların hızlı şekilde azaltılması, yenilenebilir enerji kullanımı ve enerji verimliliğinin artırılmasının bu sürecin temel unsurları olduğunu söyledi. Türkiye ve Avustralya iş birliğiyle belirlenen COP31 Eylem Gündemi'nin bu kararlılığı yansıttığını belirtti.
İklim Finansmanı ve Küresel İş Birliği
Kurum, iklim değişikliğinin sınır tanımadığını ve çözümün de küresel olması gerektiğini vurguladı. İklim finansmanına erişim konusunda geçmişte alınan kararların uygulamaya geçirilmesinin önemine işaret etti. Adil geçiş desteği ve kırılgan ülkelerin iklim etkilerine karşı dayanıklılığının artırılmasının küresel iklim eyleminin başarısı için kritik olduğunu kaydetti.
Antalya'daki COP31'e Davet
COP31 Başkanlığı olarak hedeflerin uygulamaya dönüştürülmesine odaklandıklarını belirten Kurum, bilimsel bilgilerin somut politikalara, politikaların yatırımlara, yatırımların ise ölçülebilir sonuçlara dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Antalya'da yapılacak COP31'e tüm tarafları bu kararlı duruşu göstermek üzere davet etti. Kurum, küresel gündemin zorluklarına rağmen dönüşüm sürecinden geri dönülmeyeceğini ve elektrifikasyonun bu dönemin itici gücü olacağını ifade etti.




