Orta Doğu

Yemen’de Barış İçin Tarihi Eşik: Suudi Arabistan’dan Riyad Konferansı Çağrısı!

Ortadoğu'nun kanayan yarası Yemen için umut ışığı Riyad’dan doğuyor. Suudi Arabistan, Yemen’de yıllardır süren iç savaşı sonlandıracak kapsamlı bir barış konferansı için düğmeye bastı. Peki, bu girişim Yemen’deki güç dengelerini nasıl değiştirecek? İşte tüm detaylar.

Yemen’de 2014 yılından bu yana devam eden ve dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açan iç savaşta, diplomatik kulisleri hareketlendiren bir gelişme yaşandı. Suudi Arabistan, Yemenli tüm tarafları kapsayacak geniş çaplı bir "Barış ve İstikrar Konferansı" düzenlenmesi için çağrıda bulundu.

Diyalog Zemini Yeniden Kuruluyor

Riyad’ın bu hamlesi, sadece askeri bir çözümün mümkün olmadığını, ancak kapsayıcı bir siyasi diyalogla kalıcı barışın gelebileceğini vurguluyor. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından desteklenen bu yeni girişim, bölgedeki çatışan tarafları aynı masa etrafında toplamayı ve Birleşmiş Milletler (BM) nezdindeki barış çabalarına ivme kazandırmayı hedefliyor.

Uzmanlar Ne Diyor? "Kritik Bir Fırsat Kapıda"

Uluslararası ilişkiler uzmanlarına göre bu konferans, Yemen’in toprak bütünlüğünün korunması ve siyasi geçiş sürecinin şeffaf bir şekilde yönetilmesi adına "son yılların en ciddi adımı" olarak nitelendiriliyor. Konferansın temel gündem maddeleri arasında şunlar yer alıyor:

  • Ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için somut bir yol haritası.

  • Merkezi hükümetin otoritesinin tesisi.

  • İnsani yardımların tüm bölgelere kesintisiz ulaştırılması.

Bölgesel Dengeler ve Türkiye’nin Rolü

Yemen’deki istikrar, Kızıldeniz ticareti ve enerji hatlarının güvenliği açısından Türkiye dahil tüm bölge ülkeleri için büyük önem taşıyor. Riyad’dan gelen bu kapsayıcı çağrı, bölgedeki gerilimi düşürmeye yönelik genel bir normalleşme stratejisinin parçası olarak görülüyor.

Editör Yorumu: Kağıt Üstündeki Barış, Sahaya Yansıyacak mı?

Yemen için bugüne kadar onlarca konferans ve yüzlerce toplantı yapıldı; ancak Riyad’ın bu seferki çağrısı, bölgesel aktörlerin (özellikle İran ve Suudi Arabistan arasındaki yumuşama) desteğiyle daha "ayakları yere basan" bir nitelik taşıyor. Bu konferansın başarısı, sadece masaya kimlerin oturacağına değil, masadan kalktıktan sonra sahadaki grupların silahlardan ne kadar vazgeçeceğine bağlı. Eğer bu girişim sonuç verirse, 2026 yılı Yemen için bir "yeniden inşa" yılı olabilir. Ancak unutulmamalı ki; Ortadoğu’da barış, imzalanmasından daha zor sürdürülen bir süreçtir.