Türkiye'de kalp ve damar hastalıkları, ölüm nedenleri arasında önemli bir yer tutuyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Özatik, ülkemizde ölümlerin yaklaşık yüzde 40'ının kalp hastalıklarına bağlı olduğunu açıkladı. Özatik, koroner kalp hastalığının erken tanı, düzenli kontroller ve yaşam tarzı değişiklikleriyle büyük oranda önlenebileceğine dikkat çekti.
Kalbin Hayati İşlevi ve Koroner Arterlerin Önemi
Prof. Dr. Özatik, kalbin yaşam boyu aralıksız çalışan hayati bir organ olduğunu ifade etti. Kalbin dakikada ortalama 75 kez kasılıp gevşediğini ve günde yaklaşık 100 bin kez çalıştığını belirten Özatik, bu yoğun tempoyu sürdürebilmesi için koroner arterler aracılığıyla sürekli oksijen ve besin alması gerektiğini söyledi. Bu damarların daralması veya tıkanması durumunda koroner kalp hastalığı ortaya çıkıyor.
Koroner Kalp Hastalığında Risk Faktörleri
Koroner kalp hastalığının oluşumunda değiştirilemeyen ve kontrol edilebilen risk faktörlerinin bulunduğunu kaydeden Prof. Dr. Özatik, ileri yaş, erkek cinsiyet ve ailede kalp hastalığı öyküsünün değiştirilemeyen faktörler olduğunu belirtti. Erkeklerde 45, kadınlarda ise 55 yaş sonrası riskin belirgin şekilde arttığını ifade etti.
Özatik, sigara kullanımı, yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, obezite, hareketsiz yaşam, aşırı alkol tüketimi ve kronik stres gibi faktörlerin ise kontrol altına alınabilir olduğunu vurguladı. Sigaranın damar yapısını bozarak koroner arter hastalığının gelişiminde en önemli risk etkenlerinden biri olduğunu söyledi.
Koroner Kalp Hastalığının Belirtileri
Prof. Dr. Özatik, koroner kalp hastalığının en belirgin belirtisinin göğüs ağrısı olduğunu dile getirdi. Bu ağrının genellikle yürüyüş, merdiven çıkma, ağır yemek sonrası veya stres anında ortaya çıktığını belirtti. Hastaların bu ağrıyı göğüste baskı, sıkışma veya ezilme hissi olarak tarif ettiğini aktardı.
Ağrının sol omuza, kola, çeneye veya mide bölgesine yayılabileceğini ve genellikle birkaç dakika dinlenmeyle hafifleyebileceğini ifade eden Özatik, bazı vakalarda ise hiçbir belirti olmadan kalp krizinin gelişebileceği uyarısında bulundu.
Erken Teşhis ve Korunma Yöntemleri
Özatik, özellikle risk grubundaki kişilerin düzenli kalp kontrollerini aksatmaması gerektiğini belirtti. Erken teşhis ve risk faktörlerinin kontrol altına alınmasının kalp krizi ve buna bağlı ölümlerin önlenmesinde en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.
Ailesinde kalp hastalığı bulunan bireylerin belirtiler ortaya çıkmadan kardiyolojik değerlendirmeden geçmelerinin önemini vurgulayan Özatik, koroner kalp hastalığından korunmak için sigaradan uzak durulması, tansiyon, kolesterol ve kan şekerinin düzenli takip edilmesi gerektiğini ifade etti.
Haftada en az 150 dakika düzenli fiziksel aktivite yapılması, sebze, meyve ve zeytinyağı ağırlıklı Akdeniz tipi beslenmenin tercih edilmesi, ideal kilonun korunması, stres yönetimine önem verilmesi ve düzenli sağlık kontrollerinin aksatılmaması gerektiği önerildi.
Türkiye'de kalp hastalıklarının önlenmesi ve erken teşhisi için bu uyarılar büyük önem taşıyor. Gelişmeler takip ediliyor.