Gündem

Şirvan-Pervari Fay Hattı 7 Büyüklüğe Kadar Deprem Üretebilir

Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Şirvan-Pervari fay hattının bazı kollarının 7 büyüklüğünde deprem potansiyeline sahip olduğunu açıkladı. Bölgedeki fay hareketliliği ve riskler değerlendirildi.

Abone Ol

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile MTA Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen 'Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Projesi' kapsamında Şirvan-Pervari fay hattında önemli saha çalışmaları yapıldı. 25 Nisan'da başlayan çalışmalar 2 Mayıs'ta tamamlandı.

Fay Hattında Detaylı İncelemeler

Çalışmalar TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi'nin katkılarıyla, farklı üniversitelerden akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi. AFAD Başkanlığı Deprem Bilim Kurulu Üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir liderliğindeki altı kişilik ekip, Şirvan ve Pervari ilçelerinin kırsalında fay hattı üzerinde saha incelemeleri yaptı.

Ekipte ayrıca Fırat Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi'nden jeoloji ve jeofizik alanında uzman akademisyenler yer aldı.

Fay Hareketlerinin Tarihsel İzleri

İncekaya ve Köprüçay köyleri kırsalında açılan hendeklerde fayın geçmişteki hareketleri detaylı şekilde incelendi. Bu çalışmalar, bölgedeki depremlerin zamanlamasının belirlenmesine yönelik önemli veriler sağladı.

Prof. Dr. Hasan Sözbilir, açılan hendeklerde fayın yüzeye kadar ulaştığını ve geçmişte yıkıcı depremler ürettiğine dair bulgular elde ettiklerini ifade etti.

Şirvan-Pervari Fay Hattının Deprem Potansiyeli

Fay hattının yaklaşık 100 kilometre uzunluğunda olduğunu belirten Sözbilir, hattın farklı segmentlerden oluştuğunu ve bazı kollarının 7 büyüklüğüne kadar deprem üretme kapasitesine sahip olduğunu dile getirdi.

Bu potansiyel, bölge yerleşim yerleri açısından önemli bir risk oluşturuyor.

Bölgesel Risk ve Önemi

Prof. Dr. Sözbilir, fayın yeniden hareket etmesi durumunda Siirt, Şirvan, Pervari ve Şırnak çevresindeki yerleşimlerin ciddi şekilde etkilenebileceğini vurguladı. Fay hattının son kırılma zamanı ve deprem tekrarlama periyodunun belirlenmesinin önemine dikkat çekti.

Bu tür araştırmalar, bölgedeki deprem riskinin daha iyi anlaşılması ve gerekli önlemlerin alınması açısından kritik rol oynuyor.

Gelişmeler yakından takip ediliyor.