Maçka’da Gözyaşı ve Selfie Yarışı!

Gastro Maçka etkinliği kapsamında düzenlenen Volkan Konak anmasında duygusal anlar yaşandı. Ablasının gözyaşları ve ünlü oyuncuların vakur duruşu takdir toplarken, mezar başında fotoğraf yarışı yapıp kahkaha atanların sahteliği "Bu kadarına da pes" dedirtti. Abdülkadir Şeker yazdı...

Geçtiğimiz günlerde Karadeniz’in kalbi Maçka, "Gastro Travel Maçka" etkinliğiyle "Denizden Dağlara" uzanan muazzam bir kültür köprüsü kurdu. Volkan Konak'ın kuzeni Birol Konak'ın ortağı olduğu Konakoğlu Otel'in ev sahipliğinde gerçekleşen bu organizasyon, her detayıyla Karadeniz turizmine yakışır seviyedeydi. Maçka, bu kaliteli etkinlikle ne kadar gurur duysa azdır; nitekim biz de geçtiğimiz yaz ailecek konakladığımızda bu nezih ağırlamayı bizzat tecrübe etmiş ve hayran kalmıştık.

Ancak benim için bu yolculuğun anlamı, bin küsur kilometrelik Kocaeli yolunu aşan bambaşka bir duyguda saklıydı: Ömrünü bu toprağın sesine adamış, vasiyetiyle ruhumuzu titreten Volkan Konak’ın kabrini ziyaret etmek ve başucunda bir dua okumak.

Gözyaşı ve Vefa Arasında Bir Sınav

Kabristanda aslında çok kıymetli ve hüzünlü bir anma gerçekleşti. Sanatçının ablası Saadet Hanım’ın kardeşini anlatırken döktüğü gözyaşları, anlattığı o buğulu hatıralar hepimizin yüreğini dağladı. Haber kanalları oradaydı, röportajlar yapıldı, gerçek sevenleri büyük bir duygu seliyle oradaydı. Sanatçıya yakışır, tertemiz bir anma töreniydi bu. Ayrıca bölgede çekimleri süren "Taşacak Bu Deniz" dizisinin oyuncuları Hakan Salınmış, Ulaş Tuna Astepe, Deniz Baysal ve Burak Yörük de oradaydı. Oyuncuların o vakur ve saygılı duruşu, sanatçıya olan vefaları takdire şayandı.

Fakat ne yazık ki madalyonun öteki yüzü, o tertemiz atmosferi gölgeleyecek kadar yaralayıcıydı. Bir yanda ailenin ve gerçek sevenlerin sessiz acısı; diğer yanda ise mezarlık adabını unutup kahkahalar atanlar... Ablasının gözyaşları daha kurumamışken, ünlü oyuncularla aynı kareye girme yarışı yapıp mezar taşını bir "stüdyo fonu" gibi kullananları izlemek gerçekten can yakıcıydı. Oraya belli ki dua etmeye veya o hüzne ortak olmaya değil, ünlülerin peşinde gösteriş yapmaya, sahte muhabbetler kurmaya sosyal medya hesaplarına paylaşım doldurmaya gelmişlerdi.

Duamı Yapıp, Ayrıldım

Mezarlıkta gülücükler saçarak poz vermek, o büyük sanatçının hatırasına yapılabilecek en büyük saygısızlıktır. Sanatçıya vefa; onun kabriyle fotoğraf çekinmek değil, onun "Gerçek orasıdır" dediği o toprağa ve sessizliğe saygı duymaktır.

Birol Konak ve ekibinin binbir emekle hazırladığı o güzelim etkinliğe, şahit olduğum bu "sahte" tavırlar yüzünden devam edemedim. Moralim öyle bozuldu, ruhum öyle daraldı ki; ne tadacak bir lokma iştahım kaldı ne de o gürültülü kalabalığa tahammülüm... Duamı yapıp, o samimiyetsizliği hüzünle izledikten sonra etkinliğin kalan kısmına katılmadan oradan ayrıldım.

Kuzey’in Oğlu’na, Bir Abiye Selam Olsun...

Benim için Volkan Konak, sadece ekranlardan tanıdığım bir ses değil; beraber aynı masada oturduğumuz, muhabbetini soluduğumuz, "abi" dediğim bir candı. Onunla geçen o demlerin hatırası üzerimdeyken, mezarı başında sergilenen o lakayt tavırlar canımı her şeyden çok yaktı.

Maçka; Konakoğlu Otel gibi kaliteli işletmeleriyle elbet çok güzel. Ama Maçka’yı asıl "Maçka" yapan, Volkan abi gibi oraya ruhunu üfleyen isimlerdir. Gastronomi mideyi doyurur ama vefa ruhu doyurur. O gün orada, mezar başında kahkaha atanlar ve o anı sadece bir sosyal medya malzemesi olarak görenler bilmelidir ki; hayatın gürültüsü geçer, geriye sadece samimiyet kalır.

Kocaeli'den getirdiğim o sessiz dua ve bir abiyi kaybetmenin verdiği o hüzünlü sessizlik, benim için oradaki tüm yapay parıltılardan çok daha kıymetliydi. Güle güle Kuzey’in Oğlu, güle güle güzel abim... Emanetin olan o "sessiz çığlık" bizde saklı. Kıymet bilenlere selam olsun.....