Gündem

Lipödem Hastalığında Kilo Verme Sonrası Bacakların İncelmemesi Nedenleri

Lipödem hastalığı özellikle kadınlarda kilo vermeye rağmen bacakların incelmemesiyle kendini gösteriyor. Erken tanı ve kişiye özel tedavi yaşam kalitesini artırıyor.

Abone Ol

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Baran Budak, kadınlarda sık rastlanan ancak genellikle obeziteyle karıştırılan lipödem hastalığına dikkat çekti. Diyet ve egzersize rağmen bacaklarda incelme olmaması, lipödemin önemli belirtilerinden biridir.

Lipödemin Tanımı ve Belirtileri

Lipödem, bacaklarda, kalçalarda ve bazı durumlarda kollarda simetrik yağ dokusu artışıyla karakterize edilen kronik ve ilerleyici bir hastalıktır. Genellikle ergenlik, gebelik veya menopoz gibi hormonal değişim dönemlerinde ortaya çıkar veya belirginleşir. Aile öyküsünün sık görülmesi, genetik yatkınlığın önemli bir faktör olduğunu göstermektedir.

Hastalığın en belirgin özellikleri arasında simetrik bacak kalınlaşması, dokunulduğunda ağrı, kolay morarma, gün sonunda artan ağırlık hissi ve hareket sırasında rahatsızlık yer alır. Bu belirtiler zamanla ilerleyerek hastaların günlük yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.

Lipödem ve Obezite Arasındaki Farklar

Prof. Dr. Budak, obezitede yağ dokusunun tüm vücutta artış gösterdiğini, lipödemde ise yağlanmanın belirli bölgelerde yoğunlaştığını vurguladı. Lipödem hastaları diyet ve egzersizle kilo vermelerine rağmen özellikle bacaklarında incelme sağlayamazlar. Bu durum, hastalığın ayırt edici ve önemli bir uyarıcısıdır.

Lipödem ile Lenfödem Arasındaki Farklar

Lipödemin yağ dokusu hastalığı olduğunu belirten Prof. Dr. Budak, lenfödemin ise lenf sıvısının dokularda birikmesi sonucu geliştiğini ifade etti. Lipödemde ayaklar genellikle etkilenmezken, lenfödemde ayak ve ayak parmaklarında şişlik görülür. İleri evrelerde iki hastalık birlikte görülebilir.

Tanı ve Tedavi Yaklaşımları

Lipödem tanısı, ayrıntılı hasta öyküsü ve fizik muayene ile konulur. Gerekli durumlarda Doppler ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemleri kullanılarak toplardamar hastalıkları ve diğer dolaşım bozuklukları dışlanır. Tedavi, hastalığın evresi, klinik bulguları ve hastanın bireysel ihtiyaçlarına göre planlanır. Erken tanı ve kişiye özel tedavi yaklaşımları, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırmaktadır.