Emeklilerin Sorunları ve Çözüm Arayışları (1)

Prof. Dr. Harun Demirkaya’nın kaleme aldığı yazı dizisinin ilk bölümünde, emeklilerin mevcut durumu ele alınıyor; Emekliler Derneği ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının talepleri, SGK uygulamaları ve hükümet politikalarının emekliler üzerindeki etkileri değerlendirilerek temel sorunlar ve beklentiler ortaya konuluyor.

Bu yazı dizisinin amacı, toplumun büyük kesimini oluşturan emeklilerimizin sorunlarını ve muhtemel çözümlerini ortaya koymaktır.

Makale kapsamında Emekliler Derneği Genel Başkanlığının ve emeklilikle ilgili diğer sivil toplum kuruluşlarının beklentileri, SGK uygulamaları ve hükümet politikalarının ortaya koyduğu sonuçlar dikkate alınarak; emeklilerimizin mevcut ve muhtemel sorunları irdelenecek, bu sorunların kaynağı ve nasıl çözülebileceği konusunda bir öneri paketi hazırlanmaya çalışılacaktır.

Bu ilk yazıda mevcut durum ve Emekliler Derneğinin talepleri ortaya konulacaktır.

Mevcut Durum

Ocak 2026 itibarıyla normal emekliler için en düşük işçi emeklisi aylığı 20.000 TL yapılmış; en düşük Bağ-Kur (normal) emeklisi aylığı da 20.000 TL’ye tamamlanmıştır.

Ocak 2026 tarihi itibarıyla en düşük memur emeklisi aylığı ise 27.887 TL olmuştur.

2026 yılı için belirlenen asgari ücret 28.075 TL’dir.

Koop-İş’in açıkladığı Aralık 2025 ayı açlık ve yoksulluk sınırına göre;

  • Dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 30.143 TL,

  • Gıda ile birlikte diğer tüm temel harcamalar için haneye girmesi gereken toplam gelir tutarı yani yoksulluk sınırı 98.188 TL’dir.

Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 39.123 TL’dir.

Bu veriler ışığında yılın ilk ayından itibaren asgari ücret açlık sınırının altında kalmıştır. Asgari ücretle birlikte tüm emekli maaşları da açlık sınırının altında kalmıştır.

Memur Emeklileri Açısından Ayrı Bir Haksızlık

Memur emeklileri için ikinci ve daha derin bir haksızlık söz konusudur. Temmuz 2023 tarihinde memurlara verilen 8.075 TL seyyanen zam, yasalara aykırı şekilde memur emeklilerine yansıtılmamıştır.

Yasal enflasyon rakamlarıyla dahi hesaplansa, memur emeklisine verilmesi gereken seyyanen zammın Ocak 2026 sonu itibarıyla bugünkü değeri yaklaşık 21.000 TL’dir. En erken Şubat ayında ödense bile 30 aylık farkın ödenmesi gerekmektedir.

Bu tutar maaş bağlama oranına göre değişmekle birlikte bir memur için 630.000 TL’ye kadar ulaşabilmektedir. Yani devletimiz, %75 maaş bağlama oranı dikkate alındığında, Ocak 2026 itibarıyla her emekli memuruna en az 470.000 TL borçludur.

Ödenmediği sürece de bu borç her ay enflasyon oranında artarak katlanacaktır.

Sosyal Güvenlik Açısından Tehlikeli Bir Süreç

Emekli maaşlarının genel seviyesi ve haksız uygulamalara ilişkin sorunlar çok ciddi boyutlara ulaşmıştır ve giderek artma eğilimindedir. Bu kötüye gidiş ülkemiz için yaşamsal bir sorundur.

Ülkesine ve sosyal güvenlik sistemine güvenmeyen insanların çalışma barışına hizmet etmesi beklenemez. Kaldı ki çağdaş ülkelerde olduğu gibi güvenli bir emeklilik yaşamı her çalışanın hakkıdır. Böylesi bir düzeni kurmak da her çağdaş devletin ödevidir.

Bu çalışmada emeklilerin maaş sorunlarıyla birlikte maaş dışındaki sorunlarına da değinilecek; sorunların kısa, orta ve uzun vadeli çözümü için alternatif öneriler sunulacaktır.

Emekliler Derneğinin Tespit Ettiği Sorunlar ve Talepler

  • İntibak sorunları

  • En düşük emekli aylığının asgari ücretin altına düşmesi

  • Refah payının emekli maaşına yansıtılması

  • Seyyanen verilen zammın memur emeklisine aynen yansıtılması

  • Aylık bağlama oranlarının en az %70 olarak yeniden düzenlenmesi

  • Emeklinin ek ödeme oranlarının yükseltilmesi

  • Emekliye sağlıkta katkı payı muafiyeti getirilmesi

  • Bayram ikramiyelerinin en düşük emekli aylığına endekslenmesi

  • Emeklilerin banka promosyonlarının iyileştirilmesi

  • Emeklilere sendika hakkı tanınması

  • EYT düzenlemesinin kapsamının genişletilmesi

  • 3600 ek göstergenin tüm meslek gruplarını kapsaması

  • SGDP sisteminin yeniden düzenlenmesi

  • Emeklilerin kredi borçlarına kolaylık sağlanması

  • Emekliye aile yardımı yapılması

  • Emekliye konut alımı ve kira desteği sağlanması

  • Ölüm aylıklarında farklılıkların giderilmesi

  • Emekliye yakacak ve gıda yardımı yapılması

  • Emekliye özel enflasyon sepeti oluşturulması

  • Emekli faturalarından vergi alınmaması

  • Yerel yönetimlerce emekli meclisleri oluşturulması

  • Çeyiz yardımlarında eşitlik sağlanması

  • Cenaze yardımlarının eşitlenmesi

  • Yaşlı bakım modelinin yürürlüğe konulması

Esasen bu sorunların büyük çoğunluğu maaşlara endekslidir. Maaşlarda olması gereken düzeyde bir iyileştirme yapılarak adil bir sistem hayata geçirilse, bu sorunların önemli bir kısmı kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Bu nedenle yazı dizimizin devamında emeklilerin sorunları ve çözüm önerileri daha ayrıntılı biçimde ele alınacaktır.

Emekliler konusu açıldığında aklımdan hiç çıkmayan bir söz vardır:

“Mazide muktedirken bütün gücüyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin istikbale güvenle bakmaya hakkı yoktur.”
Mustafa Kemal Atatürk

Rahmetli Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel ise şöyle demektedir:

“Devletin itibarı binaların ihtişamıyla değil, emekli yurttaşlarının refah düzeyiyle ölçülür.”

Emeklisi, dul ve yetimi mutlu olmayan bir ülkenin itibarı da yoktur. İtibar, emeklinin yaşam koşullarıyla doğru orantılıdır. Emeklinin yaşam koşulları ise güçlü ve adil bir sosyal güvenlik sistemine bağlıdır.

Dünya Çalışma Örgütü, sosyal güvenlik sistemlerinin amacını; sosyal ve ekonomik belirsizlikler karşısında bireylerin ve ailelerin yaşam düzeylerini ve yaşam kalitelerini geliştirmek olarak tanımlamaktadır. Ancak ülkemizde emekliler, yaşam kalitesini geliştirmek bir yana, her geçen yıl daha da yoksullaşmaktadır.

Devam edecek…