Elazığ’da geçtiğimiz Eylül ayında yaşanan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran cinayet davasının ilk duruşması yapıldı. Çaydaçıra Mahallesi’ndeki evinde eşiyle birlikte yakaladığı Orhan Ö.’yü (44) beylik tabancasıyla vurarak öldüren tutuklu Başkomiser M.K., hakim karşısında yaşadıklarını anlattı. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık, olayın bir meşru müdafaa olduğunu iddia etti.
"Şüphe Üzerine Eve Gittim" Olay günü sabah saatlerinde çocuğunun hastalığı nedeniyle eşini aradığını ancak ulaşamadığını belirten M.K., şüphelenerek eve gittiğini söyledi. Kapının geç açılmasından ve eşi F.K.’nin yüzündeki şişlikten şüphelenen başkomiser, evde bir süre mutfakta oturduktan sonra koridordaki kan damlalarını fark ettiğini dile getirdi.
Giyinme Odasında Bıçaklı Saldırı İddiası Normalde açık duran giyinme odası kapısının kapalı olmasından şüphelenerek odaya yöneldiğini anlatan M.K., "Kapıyı ittiğimde maktul içeride saklanıyordu. Kapı kenarından elindeki bıçakla bana hamle yaptı. Refleksle bıçağı tuttum, boğuşmaya başladık" dedi. Sanık, maktulün kendisine "Seni geberteceğim" diyerek saldırdığını, eşinin ise "Biz arkadaşız" diyerek araya girmeye çalıştığını ifade etti.
"Öldürme Kastım Yoktu" Boğuşma sırasında maktulden bir anlık kurtularak silahını çektiğini belirten başkomiser, hedef gözetmeksizin ateş ettiğini savundu. M.K. mahkemedeki savunmasını şu sözlerle tamamladı: "Kendi evimde böyle bir ahlaksızlıkla karşılaştım. Canımı kurtarmak için son çare olarak silahımı kullandım. Ben onu öldürmesem o beni öldürecekti."
Eski Eşin İfadesi: "Maktul Kafa Attı" Duruşmaya SEGBİS ile katılan F.K. ise maktul ile sosyal medyada tanıştıklarını ve olay günü konuşmak için eve çağırdığını itiraf etti. Eşinin aniden eve gelmesiyle maktulün paniklediğini ve kendisine kafa attığını belirten F.K., Orhan Ö.’nün mutfaktan bıçak alarak saklandığını doğruladı. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
EDITÖR YORUMU:
Bu dava, sadakatsizlik ve meşru müdafaa sınırlarının tartışıldığı oldukça trajik bir tabloyu gözler önüne seriyor. Bir kamu görevlisinin kendi evinde karşılaştığı bu manzara karşısında verdiği tepki, hukuki açıdan "haksız tahrik" ve "can güvenliği" maddeleri ekseninde değerlendirilecektir. Tarafların ifadelerindeki bıçaklı saldırı detayı, davanın seyrini meşru müdafaa lehine değiştirebilecek kritik bir unsur olarak öne çıkıyor.