Gündem

Ağız İçi Yaralarına Dikkat: Her Dört Kişiden Biri Etkileniyor

Toplumun yaklaşık yüzde 20-25'ini etkileyen ağız içi yaralar, günlük yaşamı zorlaştıran ağrılı lezyonlar arasında yer alıyor. Uzmanlar, uzun süren veya sık tekrarlayan yaralarda mutlaka uzman kontrolü öneriyor.

Abone Ol


Memorial Antalya Hastanesi Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Bölümü'nden Doç. Dr. Neslihan Yaprak Barıt, aftların genetik yatkınlık, stres, beslenme yetersizlikleri ve bağışıklık sistemi gibi birçok faktörle ilişkili olduğunu ifade etti. Aftların genellikle kendiliğinden iyileştiğini ancak sık tekrarlayan veya iki haftadan uzun süren yaralarda altta yatan nedenlerin araştırılmasının önem taşıdığını vurguladı.

Doç. Dr. Barıt, ağız içi yaraların bulaşıcı olmadığını ve uçukla karıştırılmaması gerektiğini belirtti. Yanak veya dudak içi ısırma, sert yiyecekler, diş fırçalama sırasında oluşan tahrişler ve protez kaynaklı yaralanmaların aftları tetikleyebileceğini söyledi. Ayrıca B12 vitamini, demir, çinko ve folik asit eksikliklerinin de aft oluşumunda etkili olabileceğine dikkat çekti.

Aftların genellikle beyaz veya sarı renkli yaralar şeklinde ortaya çıktığını, çevresinde kırmızı bir halka bulunduğunu belirten Barıt, şiddetli ağrı, yanma ve hassasiyetin özellikle asitli veya sıcak yiyeceklerle temas halinde arttığını ifade etti. Yaraların 7-10 gün içinde iyileştiğini ancak uzun süren, büyük, derin ya da sık tekrarlayan yaraların mutlaka uzman tarafından değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.