ABD'de kızamık vakaları 21 Temmuz 2026 itibarıyla 2 bin 295'e ulaşarak, 1991'den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Bu rakam, 2025 yılındaki toplam vaka sayısını şimdiden geride bıraktı ve uzmanların dikkatini çekti.
Kızamık Vakalarındaki Artış ve Uzman Görüşleri
Johns Hopkins Üniversitesi tarafından takip edilen verilere göre, 2026 yılında kaydedilen kızamık vakaları, geçen yılın tamamındaki vaka sayısını geçti. Johns Hopkins Bloomberg Halk Sağlığı Okulu Epidemiyoloğu Prof. Dr. William Moss, bu artışı 'üzücü bir dönüm noktası' olarak tanımladı ve kızamığın büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğunu belirtti.
Halk sağlığı uzmanı Jessica Steier ise, 2000 yılında kızamığın ABD'de ortadan kaldırılmış olmasına rağmen, aşılama oranlarındaki düşüş nedeniyle bu kazanımların geri kaybedildiğine dikkat çekti.
Kızamığın Bulaşma ve Belirtileri
Kızamık, hava yoluyla bulaşan ve son derece yüksek bulaşıcılığa sahip bir viral enfeksiyon olarak biliniyor. Uzmanlar, enfekte bir kişinin bağışıklığı olmayan 18 kişiye kadar virüsü bulaştırabileceğini ifade ediyor.
Hastalığın belirtileri arasında yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı ve vücutta yaygın kırmızı döküntüler yer alıyor. Ancak kızamığın tehlikesi sadece bu belirtilerle sınırlı değil.
Kızamığın Komplikasyonları ve Bağışıklık Amnezisi
Kızamık, zatürre, kulak enfeksiyonu, ishal ve beyin iltihabı (ensefalit) gibi ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor. Ağır vakalarda hastaneye yatış ve ölüm riski de bulunuyor.
Uzmanlar, 'bağışıklık amnezisi' olarak adlandırılan bir durumun da önemli bir risk oluşturduğunu belirtiyor. Bu durum, kızamık geçiren kişilerin bağışıklık sisteminin diğer hastalıklara karşı geliştirdiği korumayı kısmen kaybetmesi anlamına geliyor ve yeniden bağışıklığın kazanılması 2-3 yıl sürebiliyor.
Aşılama Oranlarındaki Düşüş ve Halk Sağlığına Etkileri
ABD'de kızamık salgınının temel nedenlerinden biri olarak aşılama oranlarındaki düşüş gösteriliyor. Aşıya erişimde ciddi bir sorun olmamasına rağmen, bazı ailelerin çocuklarını aşılatmaktan kaçınması, yanlış bilgiler ve aşı karşıtlığı toplumsal bağışıklığın zayıflamasına yol açıyor.
Sağlık sistemine duyulan güvenin azalması da bu durumu tetikleyen faktörler arasında yer alıyor. Uzmanlar, aşılama oranlarının artırılmasının halk sağlığı açısından kritik olduğunu vurguluyor.
Yaşanan gelişmeler, kızamığın önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen aşılama tereddütleri ve düşen bağışıklık nedeniyle yeniden yaygınlaşabileceğini gösteriyor. Salgının kontrol altına alınması için aşılama çalışmalarının hızlandırılması önem taşıyor.