Yerel

14 Aylık Bebeğin Başına Odunla Vurdular!

Yalova'da bir aileye yönelik gerçekleştirilen fiziksel saldırı sonrasında adli süreç hızlandırıldı. 14 aylık bebeğin de etkilendiği olayda şüpheli şahıs tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Yalova’da Komşu Anlaşmazlığı Yargıya Taşındı: 14 Aylık Bebek Yaralandı

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde bir süredir devam eden komşu gerginliği, fiziksel müdahaleye dönüştü. Kucağında 14 aylık kızı bulunan babaya yönelik gerçekleştirilen saldırı sonrasında adli makamlar devreye girdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın titizlikle yönetildiğini duyurdu.

Esenköy beldesinde yaklaşık bir yıl önce ikamet etmeye başlayan 4 çocuklu aile, iddiaya göre bir süredir çevrelerindeki şahıslar tarafından baskı altına alınmaya çalışılıyordu. Daha önce jandarma birimlerine yansıyan tehdit mesajları ve materyallerin ardından yaşanan son olay, bölgede geniş yankı uyandırdı.

Hukuki Koruma Kararına Rağmen Yaşandı Mağdur baba M.B. (34), hafta sonu ikametine geldiği sırada, daha önce hakkında uzaklaştırma kararı bulunan şahısların da dahil olduğu bir grubun müdahalesine maruz kaldı. Kucağında 14 aylık bebeği varken gerçekleşen olayda, baba ve küçük çocuk aldıkları darbeler sonucu yaralanarak Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.

Bilmeniz Gereken 3 Detay;

  1. Tıbbi Durum: 14 aylık bebeğin baş bölgesinden, babanın ise yüz bölgesinden ciddi şekilde yaralandığı öğrenildi.

  2. Yargı Kararı: Olaya müdahil olan Ş.E. isimli şahıs, çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.

  3. Bakanlık Takibi: Adalet Bakanlığı, soruşturmanın tüm yönleriyle ve "ivedilikle" sürdürüldüğünü teyit etti.

"Güvenliğimiz İçin Endişeliyiz" Hastanede açıklamalarda bulunan mağdur M.B., daha önce de benzer tehditlerle karşılaştıklarını ve durumu yetkililere bildirdiklerini ifade etti. M.B., "Çocuklarımla birlikte huzurlu bir yaşam sürmek istiyoruz, hukuki sürecin takipçisiyiz" diyerek yardım talebinde bulundu.

5. EDİTÖRÜN MASASINDAN

Değerli okurlar, bu üzücü olay bize "uzaklaştırma kararlarının" uygulanabilirliğinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösteriyor. Sistematik bir baskı sürecinin fiziksel bir müdahaleye evrilmesi, yerel yönetimlerin ve kolluk kuvvetlerinin bu tür "komşu uyuşmazlıklarında" proaktif davranmasının önemini kanıtlıyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in süreci bizzat yakından takip etmesi, kamuoyu vicdanı açısından kritik bir adım. Ancak asıl mesele, bir ailenin kendi mülkünde "yaşama hakkının" sorgulanmasıdır. Hukuk devletinde kimse kimseyi "yerleşiklik" veya "yaşam tarzı" üzerinden tehdit edemez. Bu davanın sonucu, benzer durumdaki vatandaşlarımız için de emsal teşkil edecektir.